Puan vermedi·181 syf.··
2023 8. kitabı
Türklere Karşı Haçlı Seferleri adından da anlaşılacağı üzere haçlı seferlerini ve haçlılara karşı Türklerin duruşunu anlatıyor. Yazar, mason birliği başkanlığı ve İhd kurucusu, bu bir yere not alınmalı. Taraflı anlatımı var ve olayları bizim görüşümüz ile değerlendiriyor. Kitaba ısınamadım ama okuduğuma da pişman değilim.
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200217 okunma
10/10
·140 syf.·
2021 2. kitabı
Selahattin Demirtaş seher kitabini "katladilen ve şiddet magduru tüm kadinlara" ithaf etmiş. Demirtaş'in sahiciligini ta ihd günlerinden bilmeme ragmen, kitaba başlarken bu ithafi görmem, siyasi bir kaygidan dolayi bu ithafi yapmiş olabilecegi yanilgisina yol açti bende. Öykülerdeki sahiciligi görünce, toplumsal bir yara olan kadina şiddet gerçegi, bu hisse kapilmiş olmaktan utandirdi beni. Selahattin Demirtaş in Politik edebiyat yapmasi ve dünya görüşünü öykülerine yansitmasindan daha dogal bir şey yoktur. Önemli olan bunun öykülerde siritmiyor olmasidir. Birileri türkiyelileşmeyi türkleşmek olarak algiladiklari için, bu hakki Selahattin Demirtaş 'tan almak istiyor, kürt, soll, sosyalist, devrim, devrimci gibi sözcüklere rsstladiklarinda kitapta. Öykülerinde ironi ve mizah ustaca etkili. Bu ironiyi daha ilk kitabinda böyle ustaca yakalamiş olmasi, bir çok kelli felli yazara nasip olmamiştir. Deniz kizi ve halep ezmesini okuyunca, üzüldüm, hüzünlendim. Bir kürt olarak da öldürülen onlarca kürt çoçugu için, edebiyatçi bir kürt siyasetçinin hassasiyetiyle Ceylan Önkol a, Ugur Kaymaz'a yada gözlerimin önünde vurulan Abdullah Duran' a yazilan bir öyküyüde, bir kürt okur duyarliligiyla rastlamak istadim kitapta. Belki Selahattin demirtaş'in bize haksizlik yaptigini düşünuyorum, milletçe yakin tarihte ugradigimiz katliamlara(Roboski, Istasyon Meydani, Ankara Gari, Sur, Nusaybin, Şirnak v.s) yazarin kendisi de bunlarin yakin şahididir. Hatta istasyon Meydaninda kil payi saldiridan kurtulmuş, gözlerinin önünde insanlar parçalanmiştir. Bodrumlarda yakilan insanlarin yerlerini bizatihi kendisi içişleri bakanligina bildirmiştir kurtarilsinlar diye, imha edilmişler. Belki de ben Selahattin Demirtaş a haksizlik yapiyorum, insani hassasiyetini milli hassasiyetinin önünde
SeherSelahattin Demirtaş · Dipnot Yayınları · 201712,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2020 05:00
Kadın ve Feminzm Dünyada ve Türkiye 'de Feminizm(Feminizm' in Tarihçesi) Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Feministik düşünceyle tanışmam Üniversite yıllarıma dayanır. "Kadın ne değildir? "in tanımını bana öğreten yine kadınlar olmuştur. Fakat gördüğüm kadarıyla kadının ve kadın haklarının tüm dünyada geri plana atılmasının en büyük sebebini de şahsen yine kadınlara bağlıyorum. Köleler, köleliklerinden memnunlarsa eğer, onlara özgürlüğü anlatmanın pek bir yararı olmayacaktır. Çok defa kadın haklarıyla alakalı yazılar kaleme aldığımda ne ilginçtir ki ilk karşı çıkanlar kadınlar olmuştur. Aşağıda paylaşacağım yazıyı özellikle kadınların okumasını istiyorum. Ben yazıyı olduğu kadarıyla sadeleştirip, düzenledim. Lütfen işinizi gücünüzü bırakın ve 10 dakikanızı ayırın. Zira Erkekler Feminizmle ilgilenmezler. Yahu zaten dünya onların elinde. Keyifleri gıcır. Ne yapsınlar sizin Feminizminizi değil mi? Siz ilk önce Feminzmi öğreneceksiniz ki onlara anlatabilesiniz. Buyrunuz... Feminizm, yani kadın ve erkek arasında mutlak eşitliği öneren ideolojide ve tarihsel olarak üç dalga ile açıklanır. Bu üç dalga, kronolojik olarak gerçekleşmiştir. Ancak bu üç dalga aynı zamanda pratik ve ideolojik farklılıklar gösterir. Özellikle 2. ve 3. dalga feministler, eylemleri, kamuoyuna müdahaleleri ve fikirsel farklılıklarıyla feminist hareket içinde bir ayrılık gösterir. Bu yazımızda, hem dünya hem de Türkiye açısından feminist kazanım, deneyim ve fikirleri anlatmaya çalışacağız. Tarihsel olarak 1. dalgadan çok önce, ilk feminist olarak bilinen Mary Wolstonecraft, ilk kez 18. yüzyılda kadın-erkek eşitliği üzerine yazmaya başladı. Fransız İhtilalinden etkilenen ve ilham alan Wolstonecraft, 1792’de yazdığı Kadın Hakları Savunucusu kitabı ile hem Rouseau’nun doktrinine karşı tezler üretti
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,1bin okunma