Darbeyi izleyen yıl sonunda toplam tutuklu sayısı 122.000'i aşmıştı. On beş günü bulan gözaltı süresi ve bir cezalandırma ve kanıt toplama yöntemi olarak işkenceye geldim biçimde başvurulması nedeniyle çok sayıda işkence vakası yaşandı. İnsan Hakları Derneği'ne (İHD) göre askerî yönetim döneminden 400 dolayında kuşkulu ölümün 171'inin işkenceden kaynaklandığı kanıtlanmış durumda.
Sayfa 331·Kitabı okuyor
Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım
Susurluk çetesi adına tahsilat yapmak suçundan gıyabi tutuklu olarak aranan Yıldırım'ın yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. Eski İHD Genel Başkanı Akın Birdal'a düzenlenen saldırıyı azmettirmekten de aranıyor. ' Susurluk ' ilişkilerinin en karanlık ismi, Yeşil olarak tanınan Mahmut Yıldırım. Birçok faili meçhul cinayette onun adı geçiyor. Devlet organlarınca ' kullanıldığı ' kabul edildi. Yaşayıp yaşamadığı, şu anda nerede olduğu bilinmiyor.
Sayfa 50 - Birey Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İstanbul'da Başbakanlığa telgraf çekmek isteyen İHD, ÇHD, ÖDP, KESK ve Mezopotamya Kültür Merkezi üyeleri, polis tarafından sürüklenerek gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Köse'nin ertesi gün Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan sözleri şöyleydi: "Burayı hemen terk edeceksiniz. Yoksa hepinizi gözaltına alırım. Ben öyle telgraf hakkıymış, iletişim özgürlüğüymüş, anlamam. Kim olursanız olun, size telgraf çektirmem, bu benim kişisel tasarrufumdur." İHD İstanbul Şube Başkanı Ercan Kanar'ın, "Vatandaşlık hakkımızı kullanıyoruz," demesi üzerine Ali Köse şöyle dedi: "Kullanmayın kardeşim!" Hemen ardından polise müdahale emri verildi.
Sayfa 126 - Metis Yayınları
O dönem yaşananlar için birçok örnek var ama durumun vehameti hakkında bilgi vermesi açısından bir tanesinden söz etmeliyim. Olay kısaca şöyle: 14 Ocak 1989 gününün gecesi Cizre'nin Yeşilyurt Köyü özel tim kuvvetlerince kuşatılır, köyün kadınları ve erkekleri meydanda toplanır, aralarında aranan şahıslara ya da benzerlerine rastlanamaz. Köyün kadınları bir kenara ayrılır, aralarından köyün imamı ve birkaç yaşlı da ayrılarak bir duvar önünde bekletilir. Diğerlerine çamurların üzerinde yat-kalk yaptırılır, operasyonu yürüten Binbaşı Cafer Tayyar Çağlayan yerdeki köylülerin sırtlarında gezer. Aranılan teröristlerin yerlerinin söylenmesi istenir. Köylüler 'bilmiyoruz' dedikçe dayak ve işkence devam eder. Köyün muhtarı Abdurrahman Müştak hakaret ve dayakla sorgulandıktan sonra köyün yaşlılarından muhtarın amcası Kamil, köy okuluna götürülerek dövülmeye başlanır. Haykırışları tüm köylüye dinletilir Dayaktan sonra köylüler hala "bilmiyoruz insan dışkısı konup bunu oradaki erkeklere yedirmesi istenir Kamil Amca "yapamam" deyince dayak faslı yeniden başlar Tek tek köylülerin ağzına dışkı sürülür, yedirilir. Sonra Kamil Amca'nın oğlu Bahattin'e emir verilerek babasına dışkı yedirmesi istenir. Sonunda Binbaşı ve ekibi Kamil Amca ve birkaç köylüyü yanlarına alarak köyden ayrılır. O dönem Şırnak'ta avukatlık yapan Orhan Doğan ve Hasip Kaplan'ın gayretleri ile bu konu yargı önüne getirilmiş ve binbaşı hakkında dava açılabilmişti. Ancak Şırnak Ağır Ceza Mahkemesi güvenlik gerekçesiyle davanın Ankara'da görülmesine karar verdi. Dosya Ankara'ya gelince konuyla ilgili olarak IHD Genel Merkezi'nde yapılan toplantıya ben de gittim. Orhan Doğan, Hasip Kaplan ve Zübeyr Aydar'ı orada tanıdım. Boylu poslu yakışıklı bir Kürt olan, köyün dışkı yedirilen muhtarı da vardı. Olay beni derinden
Sayfa 114·Kitabı okudu
İnsan Hakları Derneği
Kuruluşundan beri işkence olaylarına karşı mücadele eden İHD, kendi yapısı içerisinden daha çok işkencenin rehabilitasyonuyla ilgilenmek üzere, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nı (TİHV) oluşturdu.
İNSAN HAKLARI MÜCADELESİ
1986 yılında kurulan İnsan Hakları Derneği (İHD), ilk yıllarında 12 Eylül mağdurlarıyla ilgili kamuoyu oluşturmaya dönük etkinlikleriyle tanındı. Cezaevi koşullarının düzeltilmesi için yoğun çaba harcanmaktaydı.
İnsan