Karakter kriz içinde oluşmaz, krizde gün ışığına çıkar. Geçmişte yaptığınız her şey, ihmal ettiğiniz şeyler, baskı altında olduğunuzda su yüzüne çıkar.
Hayat, kişinin sadece yaşayıp geçirdiği bir şeyden ibaret olduğunda, hayatta kalmanın gereklilikleri bütün zamanını ve gücünü aldığında, başka gereklilikler için geriye kuvvet bırakmadığında ve zaman hızla geçip elimizdeki her neyse onu ihmal içinde kurutup çürümeye bıraktığında, başkasının aynı şekilde devam etmesini beklemek gerçekten o kişi için fazlasıyla büyük bir yük.
"Kadim dünyada din kişisel bir sorun değildi. Tanrılar bir kent için oldukça önemliydi ve ihmal edildikleri takdirde, koruyuculuklarından vazgeçeceklerine inanılmaktaydı...."
çocuk bir amaca, hayali bir üstünlük amacını ileri sürmek durumuna gelir; bunun aracılığıyla yoksulluğu zenginliğe, ikinciliği baskınlığa, acı çekmeyi mutluluk ve zevke, bilgisizliği sonsuz bilgiye ve yetersizliği artistik yaratıcılığa dönüşmüştür çocuk ne kadar uzun süre güvensizlik hissederse, o kadar fiziksel ya da belirgin bir zihinsel zayıflık çeker; yaşamın onu ihmal ettiğinin ne kadar farkında olursa bu amacı o kadar yükseğe koyacaktır ve ona daha büyük bir inançla bağlanacaktır.