Halbuki bu latif istiğnanın sahibi hiç bahsetmeden, sözünü bile açmadan bütün ömrünü, günleri gibi Mümtaz'a vermişti.Fakat Mümtaz bu cömertliğin yanı başında, hiçbir kuvvetin, hatta aşkın bile zorlayamayacağı bir iç kalenin, bir istiklal fikrinin hiç olmazsa kendisine sadık kalma, kendi kendisini yalancı çıkarmama arzusunun bulunduğunu seziyordu.