Arifler, "Edebin, ekmekteki un, ibadetinse ekmekteki tuz gibi olsun" demişler.
İbadeti yerine getirmekle yetinmek değil, ibadeti, ondan daha yoğun ve çok olan bir edebin içinde eritmek anlamına gelir bu.
Görmeyen kurtulur. Görmeyi sürdürdüğümüz sürece, bilelim ki gördüğümüz o şey, bizim onarılması ve terbiye edilmesi gereken niteliğimizi ifşa etmektedir. İnsan insanın aynasıdır. Hangi kusuru görüyorsak, bizde muğlak ve biçimsiz olarak bulunan ama içten içe bizim huzursuzluğumuzun da kaynağını oluşturan şeyi görmüşüzdür.
"Bir iddiaya söyleyen kişi üzerinden karşı çıkmak, adam karalama(ad hominem) safsatasıdır. Bir iddiaya değil iddianın sahibine saldırıldığında bu safsatayı yapmış olursunuz."