ZEHİR
Üstüme dökülen zehir
uyutmuyor, işliyor diplere
ben miyim değil mi uyurgezer
odamda gecelerce
aşkı ve dünyayı hak edememiş
kavganın kuruttuğu insanlar
sinekler gibi çarpıp camlara
düşüyorlar yarı karanlıkta
camlar mı aklım mı hayalim mi
oradan oraya, oradan öteye
sağalsın, dinsin istiyor
dıştakiler ve dipteki
dayanamıyor
dinsin, artık yeter
Kendini büyütmek zorunda kalan insanların ruhunun bir köşesinde sessiz bir çocuk zamansızca ağlardı.
Büyüdüğünüzde onu korumak yine bize kalırdı.
Tek büyük bildikleri bizim içimizden kopamazlar, ellerini bıraktığımızda yok olacaklarını sanırlardı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yüreğim cehennemin en sıcak noktasından daha çok yanyordu. "Sonsuza dek," dediğinde yeminine eşlik ettim. "Sonsuza dek."
Tarılar kadere lanet edebilirdi Zira Hades ile Persephone, artık birdi.
Senin aydinlik yanını da karanlık yanını da tanıyorum. Ve seni böyle kabul edip seviyorum Yaptığını onayladığımı söyleyemem ama neden yaptığını anlayabiliyorum Bu yüzden her bir halt yediğinde bana senden nefret edip etmediğimi anlamaya çalışıyor gibi bakma, seni her daim seveceğimi artık anlamış olman gerek.
Acımasız bir adamdım ve kibirlivdim lâkin bazen bu iki duygumu zekâmla kamufle ederdim, Alper'i öldürmemiştim çünkü Gencerin bir sonraki adımını görmek istemiştim. Babası kardeşini infaz ettiğinde ne yapacağını bilmem gerekiyordu. Doğu'nun canını sevdiği insanı elinden alarak yakabilir, ona bu düinya üzerindeki en büyük acı dolu dersi verebilirdim ama halihazırdaki düsmanlarıma bir yenisin eklemek akıllıca değildi. Benim herhangi bir durumda kullanabileceğim, elimin altında, hazır bekleyen bir maşaya ihtiyacım vardı, Ve bir taşla iki kuşu vurarak hem Gençer'i hem de Doğu'yu Erman Kavas'in düşmanı haline getirerek kendime yeni oyuncaklar edinmiştim. Doğu ve Gencerin intikam hırsı sandığım kadar yoğun olursa Erman Kavas konusunda kendimi yormama bile gerek kalmayacaktı.
Nihayet Sultan Süleyman’ın gerçekten olağanüstü özelliklere sahip son veziriazamı, karakterleri açısısından birbirinden öylesine farklı üç padişah döneminde devleti aynı maharetle yönettikten sonra bir katilin hançeri ile (1579) hayatını kaybeden Sokollo Mehmet Paşa, Osmanlı Devlet yaşamının temelini sarsmış bu musibeti başarıyla ortadan kaldıracak iradeye ve güce sahip olmuş olsaydı, sonraki nesiller nezdinde ne kadar farklı bir itibara sahip olacaktı! … Burada önce bostanlarda görev alıp neşeli ve dürüst bir genç olarak kısa zamanda Sultan Süleyman’ın dikkatini çekmiş ve sevgisini o denli kazanmıştı ki, çok daha büyük işler için seçilmiş bir adam olarak, kısa zamanda sarayın ve devletin en yüksek mevkiilerine gelmiş ve nihayet kısa bir süre kaptanıderyalık görevini üstlendikten sonra, 1565 Haziran’ında vezirazamlığa getirilerek gücünün zirvesine ulaşmıştı. (129. Dipnot : Aynı dönemin kaynakları, Sokollu Mehmet Paşa’nın karakter tarifleri ile doludur. Bilhassa Venedik Raporları Alberi, I. Cilt’te Jacopo Ragazzoni (1571), Marcantonio Barbaro, Andrea Badoero, Consantin Garzoni (hepsi 1573 tarihli); ayrıca Alberi, II Cilt’te M. Antonio Tiepolo ve Giacomo Soranzo (ikisi de 1576 tarihli) ve nihayet Alberi, I’de Ponpeo Floriani’ye ait olduğunu söylenen, ama muhtemelen Tiepolo’nun halefi olan Venedik Balyosu Givanni Corraro’ya ait olan 1580 tarihli elçilik raporu. Bundan başka Gerlach’ın günlüğü “Tagebuch” ve Gerlach’ın İstanbul’da Avusturya elçilik sözcüsü olarak halefi olan Salomon Shwiegger’in eseri “Reiss-Beschre, bung nach Constantinopel un Jerusalem” (1576-1581) Nürnberg 1664, bu muhteşem adamın vee faaliyetlerini değerlendirmesi için çok önemli notlar içermektedir. Garzoni, Sokollu Mehmed Paşa’nın kökeni hakkındaki şunları söylemektedir, 8. 404: “Mehmed Paşa, başvezir
129. dipnot, 160. dipnot, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi – Yeditepe Yayınları- 1. Baskı Ekim 2019 istanbul Cild 3/7·Kitabı okuyor