ikaria

ikaria

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.··
2025 4. kitabı
Ursula K. Le Guin
8/10 · 3.978 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sekiz Dağ~ #spoiler
Puan vermedi·256 syf.··
2025 3. kitabı
Paolo Cognetti'nin ödüllü otobiyografik romanı. Yarısına kadar çok sürükleyici, çok keyifliydi. İkinci yarıdan aynı keyfi alamadım. Bu biraz da çocukluğun masumiyetinden yetişkinliğin sorumluluklarına ve kaybolmuşluklarına geçtiğimiz yerlere denk geldi. Hatta ilk yarı da doğa bile daha konukseverdi, keşif yapmak daha heyecanvericiydi. Tam acaba ben de kendimi dağlara vurmaktan keyif alır mıyım diyordum ki ikinci yarı da öyle fethetmesi zor, öyle yıkıcı anlatıldı ki-her ne kadar karakterlerimiz çok keyif alsalarda ben onlar adına okurken yoruldum-bu fikirden soğudum. :) Ben sanırım dağları aşağılardan seyretmekten ya da Pietro'nun babasının da dediği gibi telesiyejle ter dökmeden yukarı çıkıp, kayakla aşağı inmekten keyif alanlardanım. :) Karakterler arasında hep bir iletişim eksikliği vardı. İlişkiler hep yarım kaldı. Pietro'nun babasıyla olan ilişkisi tamir olmadı. Bruno'yla Lara'nın ilişkisi de öyle. Pietro ve Bruno'nun dostluğunda da eksik bir şeyler vardı sanki. Bütün bu eksiklikleri neden hissediyorum diye düşündüm ve hepsinin iletişimsizlik olduğunu, karakterler arasında söylenmemiş hisler kaldığında ya da birbirlerine yeterince dürüst ve şeffaf olmadıklarında bunun beni yorduğunu fark ettim. Biraz da özeleştiri yaptığım bir kitap oldu benim için bu anlamda. Anne hep bir nefes aldırdı karakter olarak, o çok tatlıydı. Hüzünlü bir roman ama duygusallığı diline vurmuyor. Ağır olaylar olduğunda bile sizi ağlatmak ya da acıları yoğurup yüreğimizi dağlamak gibi bir amacı yok. Yazarın buna kaçmamış olması hoşuma gitti. Dağları, ormanları, doğanın her mevsimini sevenlerin keyifle okuyacağını düşünüyorum. Akıp gidiyor zaten kitap. Tavsiye ederim.
Sekiz DağPaolo Cognetti · Kafka Kitap · 2018166 okunma
'Yıkık dökük evlere bakar ve içinde bir zamanlar yaşamış olan insanları hayal etmeye çalışırdım. Bir insanin bu denli çetin bir yaşamı neden seçmiş olabileceğini bir türlü aklım almıyordu. Bunu babama sorduğumda, her zamanki gizemli havasıyla bana doğrudan bir yanıt vermek yerine bu sırrı kendi başıma çözebilmem için bana sadece birtakım ipuçları verdi. "Bunu onların seçtiği söylenemez. Biri yaşamak için böyle yükseklere çıkıyorsa bu, birilerinin ona aşağıda huzur vermediği anlamına gelir," dedi. "Aşağıdakiler kim?" "Patronlar. Ordular. Rahipler. Amirler. Duruma göre degişir işte."' 'Bunun sonucu da, mutluluktan havalara uçmaktan ziyade derin bir oh çekmek olurdu. Yukarida bizim için bundan başka bir ödül olamazdi. Oranın ötesine çıkamayacak olmamız dışında, zirvenin bize sunabileceği öyle özel bir şey yoktu. Bir dere ya da köye ulaşmış olsam daha mutlu olurdum.' 'Demek ki suyun getireceği seyleri beklerken o yüzden nehrin yukarı tarafina doğru bakıyordu. Nehre daldığın nokta şimdiki zamana karşılık geliyorsa, diye düşündüm, geçmis de senin üzerinden geçip giden suyun kendisidir, yönü aşağıya yani senin için artık hiçbir anlam ifade etmeyen bir noktaya doğru ilerlemektedir; oysa gelecek tehlikeleri ve sürprizleri beraberinde getirerek yukaridan inen sudur. Geçmiş nehrin asağısında, gelecek ise nehrin yukarısindadır. İste, o gün babama vermem gereken cevap buydu. Kader, iyi ya da kötü, her ne olursa olsun, bize yukarıdan bakan dağlarda yasıyor.' 'Piero bana benzermiş, annem öyle söyledi. Sessiz ve düşünceli, ona başkalarını anlama yetisi veren bir duyarlılığa sahipmiş, ama bu aynı zamanda kendisinden daha güçlü karakterdekiler karşısında bir parça savunmasız kalmasına yol açarmış.' '"Evet," dedi Bruno. "Annemle ben tıpatıp aynıyız." Sözlerini tartmak istercesine
Cebelavi Sokaği'nin Cocuklari~ #spoiler
Puan vermedi·448 syf.··
2025 1. kitabı
Zamansiz bir hikayemiz var. Zaten herkes yazmis romanin alt metnini. Kurgu hazir, hikayeler belli, karakterler isim degistirmis. Kitabin son bolumunde yazara ait bir seyler okudugumuz kisma kadar, İslam tarihine de az cok asinaysaniz, tanidik hikayeleri okuyoruz. Son bolum yoruma acik tabi ama ben dine karsi bir asagilama ve kotuleme sezdim kendimce. Kitap boyunca bunu hissettim acikcasi. Biraz Nobel'i almasini da buna bağladim, bu kadar semavi dinler uzerinden giden bir kitabin Nobel almasi sasirtmisti en basta. Kitabi kapattiginizda Cebelavi'ye karsi hayal kirikligi ve kizginlik duyuyorsunuz. Zaten inanmayanlarin semavi dinlerle ilgili argumani da bu degil mi? Neden kotuluge mudahale edilmiyor, Allah goruyorsa neden izin veriyor, neden bizi korumuyor? Ama karanlik olmazsa isigin anlami kalmaz. Hayatta her sey hep guzel olsa iyi olsa mutlu olsa o zaman varligimizin bir anlami kalir mi? İnsan sukreder mi? Guzelligin kiymetini bilir mi? Yoksa siradanlasir mi insanlar icin? Inanca dair sorgulatiyor ve dusunduruyor kesinlikle. Bu cok guzel bir katki okuyucuya. Cok guzel alintilar var icinde. Aklima yazilanlardan biri: 'Korkmayin! Korku ölümü uzak tutumuyor, hayati uzak tutuyor! Siz yasamiyorsunuz, ölümden korktugunuz surece hayatiniz olmayacak.' Islam dunyasinda gordugu tepkinin sebebi Islami asagilamasi degil bence, Islami asagilayan, alaya alan bir dunya kitap basiliyor. Tepki ceken Allah'in insanlastirilmasi ve ölmesidir. Inaniyorsaniz ve acikgoruslu olmada zorlaniyorsaniz bu ima sizi de rahatsiz edebilir.
Cebelavi Sokağı’nın ÇocuklarıNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20232,582 okunma