Bugün yaşadığım bir olayı samimiyetle anlatmak, paylaşmak istiyorum.
Altı aylık uzun ve meşakkatli bir çalışmam sonucu, tüm süreçleri başarı ike tamamlayarak Karadenizin bir ilinde Adliyeye bundan 5 ay önce idari bir görev olarak müdür olarak atandım.
Tanışma fasılları, gelen, hayırlı olsun ziyaretleri, iade ziyaretleri derken ortama bir nebze adaptasyon gösterdim. Fakat ortam insanlarına şarkıcı Mirkelam gibi koştum, yakın olmak dayalog kurmak adına, ne hikmetse baktım onlarda adım yok mesafeli, dedim ki aslında en başta ben mesafe koysam iyi olurdu dedim, kimseleri de gücendirmek istemedim. Velhasıl dedim kendime dost, bir ses bulayım dedim hemen kütüphaneye gittim tanıştım arkadaş oldum.
Cumartesi günleri kütüphaneci bay ve bayanla kitaplar üzerine konuşuyoruz, hatta açtım telofonu burayı gösterdim, tabiki biliyorlar. Sağolsunlar samimi ikramlarıyla sohbetletiyle bana nefes oldular.
Oradan aldığım kitaplardan bir tanesini odama getiriyorum, arada çok nadir, üç beş sayfa okuyorum. Okuduğum kitaplarla ilgili metinler, ya da normal edebi yazıları da her gün WhatsApp profilimde 3-4 tane görsel ve müzikle de paylaşıyorum.
Tabiki bu kitap ilgisi farkındalık yaratınca arkadaşlar biraz adım atar gibi oldular sonra baktım geri çekildiler. Hey Allah'ım dedim, kendimi sorguluyorum acaba yanlış bir tutumum mu oldu diye kendimi de sorguya çekip muhasebe yaptım, bir şey çıkaramadım.
Çalıştığım arkadaşa soruyorum, ben de bir tuhaflık, ya da farkında olmadan kötü olduğum bir tutum davranış var mı diye, Estağfurullah müdürüm siz iyisiniz onlar böyle, bence siz takmayın, kitaplar size yeter dedi, eyvallah teşekkür ediyorum dedim.
Bugün yine çalıştığım arkadaşa sordum, siz kitaplarla aranız nasıl, barışık mısın diye sordum, üniversite yıllarında okumuş,