Bazen bir "nasılsın?" sorusuna destanlar yazabilecek iken iyiyim diyip geçiyoruz ya işte hepimiz yalancıyız aslında...
Şarkı sözleri
Körpe iken kırdın felek dalımı Akar gözlerimden yaş gelir gider Dünyanın zevkinden çektim elimi Mevsim hazan oldu kış gelir gider... Maraş yöresi türküleri
Müzik
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mi olmalı? Saçlar bağ,gözler silah,gülüş kurşun olamaz mı? Victor Hugo
Şiir
Bir sırası düşerek, İbrâhîm-i Edhemden “kuddise sirruh”, birisi nasîhat istedi. Buyurdu ki, altı şeyi kabûl edersen, hiçbir işin sana zarar vermez. O altı şey şudur: 1 — Günâh yapacağın zemân, Onun rızkını yime! Rızkını yiyip de, Ona ısyân etmek, doğru olur mu? 2 — Ona âsî olmak istersen, Onun mülkünden çık! Mülkünde olup da, Ona ısyân etmek, lâyık olur mu? 3 — Ona ısyân etmek istersen, gördüğü yerde günâh yapma! Görmediği bir yerde yap! Onun mülkünde olup, rızkını yiyip, gördüğü yerde günâh yapmak, uygun değildir. 4 — Can alıcı melek, rûhunu almağa geldiği zemân, tevbe edinceye kadar izn iste! O meleği kovamazsın. Kudretin var iken, o gelmeden önce tevbe et! O da, bu sâatdir. Zîrâ, Melek-ül-mevt, ânî gelir. 5 — Mezârda, Münker ve Nekîr ismindeki iki melek, süâl için geldikleri vakt, onları kov, seni imtihân etmesinler! Soran kimse dedi ki, (Buna imkân yokdur). Şeyh buyurdu ki, (Öyle ise, şimdiden onlara cevâb hâzırla!) 6 — Kıyâmet günü Allahü teâlâ (Günâhı olanlar, Cehenneme gitsin!) diye emr edince, ben gitmem de! Soran kimse dedi ki, (Bu sözümü dinlemezler). Bunun üzerine, o kimse, tevbe etdi ve ölünceye kadar, tevbesinden vazgeçmedi. Evliyânın sözünde, rabbânî te’sîr vardır.
Hz. İbni Ömer’den (ra): Hz. Peygamber (sav) buyurdu ki: “Kıyamet günü mü’min, Rabbinin lütuf ve inayetine öyle yaklaşır ki, Allah ona, insanlardan gizli olarak işlediği bütün günahlarını teker teker saydırır. 'Filan günahını biliyor musun, falan günahını biliyor musun?'” diye sorar. Mü’min de: “Yâ Rab, biliyorum.” diye itiraf eder. Cenâb-ı Hak, sonunda ona: “Ben, senin bu günahlarını dünyada iken gizlemiş, kimseyi haberdar etmemiştim. Bugün de yine kimseye bildirmeden bağışlayıp, mağfiret ediyorum.” buyurur. (Tirmizi, Daavat, 98)
Hadiselerin Muhasebesi - 21
Yusuf Ziya Gümüşel üzerinden iktidara yakın İslamcı kesim yargı ve hukuk sistemini eleştiriyor. Çok garip; yani yıllardır her kesim, hatta kesimsiz sade vatandaş dahi hukuk sisteminin mağduru iken, yıllardır hukukun ırzına geçilirken sesleri çıkmıyor da bir hadise üzerinden "Vay efendim hukuk katlediliyormuş!" filan deniyor. ​Türkiye’de yargı mekanizması yıllardır silindir gibi toplumun üzerinden geçerken, çıtı çıkmayanların, sırf kendilerine yakın birinin uğradığı haksızlık karşısında adalet naraları atmaları mide bulandırıcı. ​Hele bir tanesi var ki sözde mütefekkir diye yutturdukları sahtekar çıkmış, "İdeolojik bir grubun baskısı ile Yusuf Ziya Gümüşel'in tutukluluğu hukuksuz devam ediyor," diyor. ​Ulan yavşak; senin ideolojinin, senin gücünün ve senin mahallenin baskısıyla alınan hukuksuz kararları, karartılan hayatları nereye koyacağız? ​İşin trajikomik tarafı şu: Eğer iddia ettiğin gibi bu ülkenin hukuku, muhalif bir grubun tesiri altında kalabilecek kadar satılık ve zayıfsa; o halde düşün ki muazzam bir devlet gücünü elinde tutan iktidara yakın ideolojiler, hukuka bugüne kadar neler yaptırmıştır? ​Zulüm gören senden diye ortalığı ayağa kaldırıp, başkasına reva görülen haksızlığa karşı kafanı çeviriyorsan, sırtını dönüyorsan, senden ala zalim mi var? ​Hoşunuza gitsin ya da gitmesin; hukuk, adalet dağıtmak, milletin hakkını ve hukukunu korumak için değil; egemen olanın haksızlığını meşrulaştırmak için icat edilmiştir. Bu hadisede hukuk çığlığı atanlar adalet arayışı içinde değiller, sadece kendi imtiyazlarını istiyorlar. Bu samimiyetsiz, ikiyüzlü tavır sadece iktidara yakın çevrelere ait bir hastalık değil. Cemiyetin ekseriyetine işlemiş genel kalitesizlik, her kesimi sarmış toplumsal bir çürüme. Seküleri, milliyetçisi, solcusu veya dindarı fark etmiyor;