Milena'ya Mektuplar
6/10
·414 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 00:00
Kafka'dan okuduğum ilk kitap Milena'ya Mektuplar oldu. Daha önce Babaya Mektuplar kitabını aldım ama okumaya fırsatım olmamıştı ama Milena'ya Mektuplar kitabından o kadar alıntı gördüm ki kendimi burada buldum. Kafka'nın yazım dili veya kendisi hakkında hiçbir bilgim olmayarak başladım kitaba ve beklediğimden daha iyi bir yazım dili vardı kitapta. Açıkçası kitaptaki yasak aşk teması bence güzel işlenmişti. Ben genelde bu tür kitapları okumayı sevmem ama kendimi kitabın sonunda bu aşkın nasıl biteceğini merakla okurken buldum. Kitabın sonu beklediğim gibi bitti . Kitabın bence en güzel yanı mektupların çok içten yazılmış olmasıydı. Kafka yazdığı her mektupda kendini çok içten ve samimi bir şekilde açıklamıştı. O yüzden okurken asla zorlanmıyor kitabın atmosferine rahatça girebiliyordunuz. Kafka'nın diğer kitaplarına da bir şans vereceğim. İkinci okuyacağım kitap Babaya Mektup olur diye düşünüyorum. Ne okuyun diye önerebilirim ne de okumayın diye, ortalama bir kitaptı bence. Bir sonraki okuyacağım kitabı olan Babaya Mektupda görüşmek üzere .
Edebiyat
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Dokuz Yayıncılık · 202465,9bin okunma
6/10
·416 syf.··
2026 61. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:48
Merhabalar herkese #baileykardeşler serisinin 3. kitabı olan #sendenkaçamam #unravelinghim ile geldim. Bu seriyi güzelce okuyordum, seviyordum da ta ki sıkıldığımı fark edene kadar. Yanlış olmasın, bu kitap da ilk iki kitap kadar akıcı ve kolay okunuyor. Sadece Bailey ailesinden sıkıldığımı fark ettim. Ve kitaba dönmek istemedim, uzun zamana yayarak okudum. Ama seveni çok serinin. Siz bana bakmayın. Kendi kategorisinde oldukça iyi. İlk iki kitapta büyük abi Asher ve Grace'i okuduk, bu kitapta ikinci kardeş Evan'ı okuyoruz. Evan, ailenin huysuzu ve yalnızlığı seven, köpeğiyle kasabanın uzak tarafında yaşayan, tamircilik ve araba yenileme yapan bir Bailey. Fiona ise minnoş bir kalbi olan, babasının araba yenileme atölyesinde çalışan bir kadın. İkisinin yolları, Fiona'nın babasından uzaklaşmak isteyip gerekli parayı toplamak ve arabasını tamir etmek için Evan'a bir anlaşmayla geldiğinde kesişiyor. Evan'a yarışma kazandıracak Pontiac'ı almasını sağlayacak ve Evan da arabasını tamir etmesi için Fiona'ya atölyesini verecek. Tabii işler ikisinin de istediği gibi gitmez ve birbirlerine delicesine âşık olurlar. Anlatım akıcı, karakterler her zamanki gibi, zaten küçük kasaba romantizmi sevenlerin seveceği her tür şey var. Sasquatch kitabın yıldızı tabii, bir de sincaplar falan var. Fiona kesinlikle bağ kurup seveceğiniz bir karakter. Evan ise kardeşlerde Asher'dan daha çok sevdiğim bir Bailey oldu. Yine Grace ve Cara ile buluşuyoruz kitapta ve Bailey kardeşler arasında tatlı atışmalar ve Haven'lar ile aralarındaki kan davası devam ediyor. Bir önceki kitapta Elizabeth Bailey hakkında olan gizem yine aydınlatılmaya çalışılıyor. Kitabı sevdim ancak seri içerisinde merak ettiğim bir şeyi barındırmayacak gibi. O yüzden seriye devam etmeyeceğim. Ancak küçük kasaba romantizminden,
Senden KaçamamClaire Kingsley · Olimpos Yayınları · 202629 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
The Book Thief - Markus Zusak
10/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:42
Kitap / Book: Die Bücherdiebin / The Book Thief / Kitap Hırsızı — Markus Zusak, 2005 Tür / Genre: Tarihî kurgu, savaş edebiyatı Historical fiction, war literature, coming-of-age novel Dönem / Period: Contemporary Historical Fiction, Australia Çağdaş tarihî kurgu – Avustralya Kısa Özet / Short Summary: İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası'nda yaşayan küçük bir kızın kitaplarla kurduğu bağ, savaşın acımasızlığına rağmen insanlığın ve umudun nasıl ayakta kalabildiğini anlatır. Set in Nazi Germany during World War II, the novel follows a young girl whose relationship with books becomes a source of hope, humanity, and resilience amidst the horrors of war. Yorum / Review: Ömrümde böyle bir kitap okumadım; bu tarzda bir kitabın daha önce yazıldığını da sanmıyorum. Varlığından bile haberdar olmadığım duyguları yaşattı bana. Bu eser hakkında hissettiklerimi tarif etmeye kelimeler yetmiyor. Herkesin hayatında en az bir kez okuması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum. Ömrüm boyunca yüzlerce kitap okudum ve ilk defa gönülden “işte benim favori kitabım” diyebildiğim bir eserle karşılaştım. I have never read a book like this before, and I doubt anything quite like it has ever been written. It made me feel emotions I didn't even know existed within me. Words simply fail to describe what this book made me feel. I believe everyone should read it at least once in their lifetime. After reading hundreds of books, this is the first one I can truly call my all-time favorite. #TheBookThief #MarkusZusak #HistoricalFiction # BookReview #bookrecommendations
The Book ThiefMarkus Zusak · Penguin · 201814,5bin okunma
Güneşi Uyandıralım - Jose Mauro De Vasconcelos
5/10
·280 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 21:48
Kitap / Book: Vamos Aquecer o Sol / Let's Warm Up the Sun / Lasst uns die Sonne wecken / Güneşi Uyandıralım — José Mauro de Vasconcelos, 1974 Tür / Genre: Bildungsroman, çocuk edebiyatı, büyüme hikâyesi Coming-of-age novel, children's literature, literary fiction Dönem / Period: Modern Brasil literature – Brasil Modern Brezilya edebiyatı – Brezilya Kısa Özet / Short Summary: Şeker Portakalı'nın devamı olan romanda Zezé biraz daha büyümüş, ancak hayal gücü ve duygusal dünyası hâlâ yaşamının merkezindedir. Çocukluktan gençliğe geçiş sürecindeki yalnızlıkları, dostlukları ve iç çatışmaları konu edilir. In this sequel to My Sweet Orange Tree, Zezé has grown older, yet his imagination and emotional world remain at the heart of his life. The novel explores loneliness, friendship, and the challenges of growing up. Yorum / Review: Şeker Portakalı'nın devamı olan bu ikinci kitap, çocuk psikolojisini en başarılı şekilde yansıtan eserlerden biri. Gerçek ile hayal arasındaki sınırın bulanık olduğu Latin Amerika'ya özgü büyülü ve sürreal atmosfer, hikâyeyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Özellikle çocukların hayali arkadaşlarıyla kurduğu ilişki ve bu bağın anlatılışı, kitabın en çok yüreğime dokunan yönü oldu. Zezé'nin iç dünyasına yeniden tanıklık etmek hem hüzünlü hem de sıcacık bir deneyimdi. Bu kitap, bir yaz esintisi gibi gelip geçen ama etkisini uzun süre bırakan yumuşacık bir duyguya sarıyor okuru. As the sequel to My Sweet Orange Tree, this novel is one of the finest portrayals of child psychology I have encountered. The uniquely Latin American blend of reality and imagination creates a magical, almost surreal atmosphere. The theme of imaginary companions touched me deeply and became the most memorable aspect of the story. Returning to Zezé's inner world was both
Güneşi UyandıralımJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 202542,9bin okunma
Ben Ney'im - Hakan Mengüç
8/10
·320 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 22:12
☆ Kitap / Book / Buch: Ben Ney'im – İyi Beni Bulur (I Am the Ney – Good Finds Me / Ich bin die Ney – Das Gute findet zu mir) — Hakan Mengüç, 2016 Tür / Genre / Genre: Tasavvuf, kişisel gelişim, felsefe Spirituality, self-development, philosophy Spiritualität, Persönlichkeitsentwicklung, Philosophie Dönem / Period / Epoche: Çağdaş Türk edebiyatı – Türkiye Contemporary Turkish Literature – Turkey Moderne türkische Literatur – Türkei Kısa Özet / Short Summary / Kurze Zusammenfassung: Neyin hikâyesi üzerinden insanın içsel yolculuğunu, denge arayışını ve hayattaki yerini anlatan eser, tasavvufî düşüncelerle kişisel gelişim temalarını bir araya getiriyor. Through the story of the ney flute, the book explores the inner journey of human beings, their search for balance, and their place in life, combining Sufi philosophy with themes of personal growth. Anhand der Geschichte der Ney-Flöte erzählt das Werk von der inneren Reise des Menschen, seiner Suche nach Ausgeglichenheit und seinem Platz im Leben und verbindet dabei sufistische Gedanken mit Themen der Persönlichkeitsentwicklung. Yorum / Review / Rezension: Kitabın ilk yarısı kalbime dokundu. Neyin yolculuğu üzerinden insan hayatıyla kurulan paralellikler son derece etkileyici ve ilham vericiydi. İnsanı sarsıp harekete geçirecek, adeta dağları aşacak kadar güçlü bir motivasyon ruhu taşıyor. Hatta yirmi yılı aşkın süredir bir köşede duran neyimi elime alıp yeniden çalasım geldi. Kitabın ikinci yarısı olmasaydı beş yıldız verirdim. Çünkü ikinci bölüm daha çok bir hayat rehberi ve psikolojik kişisel gelişim kitabı havasında ilerliyor. Buna rağmen genel atmosferi son derece huzur verici ve insanın iç dünyasına iyi gelen bir eser. The first half of the book truly touched my heart. The parallels drawn between the journey
Ben Ney’imHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20205,4bin okunma
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 18:33
18. yüzyıl sonları Boston kırsalında geçiyordu öykümüz. Erkek hegomonyası altındaki toplumda, yasalar önünde bile, kadın hakları düşüncesinin kabul edilmediği yıllardı. Şöyle ki, bir kadın, yaşı, işi statüsü (Yok ama, neyse) ne olursa olsun, yanında kocası, babası ya da erkek kardeşi olmadan, dava konusu olayın kilit şahidi de olsa, mahkemede tanıklık edemiyordu. Tanıklık etse de, çoğu durumda erkek yargıçlar tarafından takdir hakkı hemcinslerinin lehine kullanıldığı için, kadınların olmayan hakları da yeniyordu, okuduğumuz öyküden anladığımız üzere. Hallowell kasabası halkı, kasabadan geçen Kennebec Nehri’nin sularını baharın ortasına kadar donduran, oldukça sert kış şartlarına uyum saglamışlardı. Ellili yaşlarının ortalarındaki Martha Ballard ve kocası Ephraim Ballard, çocukları ile birlikte, kasabanın değirmeninde yaşıyorlardı. Ephraim, değirmen işleri ve toprak ölçümleriyle ilgilenirken, Martha ise yaklaşık otuz yıldır kasabanın ebesi ve bir çeşit adli tıp uzmanı olarak görev yapıyordu. Bu nedenle de kasabanın önemli kadınlarından birisiydi kendisi. Kışın sertliğini hissettirmeye başladığı günlerin birinde, yeni yeni donmaya başlayan nehirde bulunan bir cesetle başladı olaylarımız. Bu doğal bir ölüm değildi elbet. Kasabada bir süre önce işlendiği dilden dile dolaşan bir suçun faillerinden birine aitti bu ceset. Ve böylece başlayan olaylar silsilesi ile, Martha Ballard’ın öyküsü ön planda olmak üzere, kasaba halkının sosyal yaşamı, kadın – erkek ilişkileri, aşk, evlilik ve aile hayatları anlatılıyordu kitapta. Kadınların ikinci sınıf muamele gördükleri bir toplumda, kocası tarafından okuma yazma öğretilen, sevilip kollanan ve o devirdeki anlayışın tersine kadının eşiyle her konuda denk kabul edildiği, dürüstlük ve aşk temelinde acı tatlı geçen otuz yıllık bir
Donmuş NehirAriel Lawhon · Kairos Kitap · 202621 okunma