Büyülü Gerçekçilikle Gerçek Hayatın Acısı İç İçe: Ahmarubi
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Fatih Selvi’nin on iki öyküden oluşan Ahmarubi adlı eseri, benim gibi normalde öykü kitaplarına fazla zaman ayıramayan bir okur için bile su gibi akan, son derece keyifli bir deneyim oldu. Yazarla tanışma kitabımdır. Kitap, adını Sudanlı bir göçmen kızın Akdeniz’deki ölüm kalım mücadelesini, boğulma trajedisini, sömürgeciliği, savaşı, göçü ve parçalanmış hayatları anlatan çarpıcı başlık öyküsünden alıyor. Yaklaşık 120 sayfalık bu kısa ama derin eser, özellikle Yeniden Başlamak, Suyun Çekim Kuvveti ve Bir Son Duygusu öykülerini adeta yıldızlayarak ikişer kez okumama sebep oldu. Yazarın cümleleri adeta mısra gibi akıyor. Canlı betimlemeler, melankoli, ince bir ironi, sürreal dokunuşlar ve psikolojik derinlik iç içe geçmiş durumda. Öykülerde sıkça karşımıza çıkan hayvan motifleri, toplumsal eleştiri, hafıza, kayıp ve varoluşsal sorgulamalarla birleşerek büyülü gerçekçiliği gerçek hayatın çıplak acısıyla ustaca harmanlıyor. Yoğun iç monologlar ve duygu odaklı anlatımla bireyin iç dünyasına odaklanan yazar, modern insanın çıkmazlarını ve çelişkilerini etkileyici bir samimiyetle aktarıyor. Poetik ve akıcı diliyle öykülerin içine çekildim. Yeniden Başlamak ise kitabın benim için zirvesiydi. Zihinsel yükler, içsel hesaplaşma ve yeniden doğuşun zorluğu üzerine kurulu bu öykü, “İntihar etmedim, kafamın içinde dönenlerin ağırlığıdır beni öldüren” gibi vurucu cümlelerle insanın kendi kafasının içinde verdiği mücadeleyi derinlemesine işliyor. Hem bireysel hem evrensel bir katman taşıyor.Bu yönüyle özellikle bu ve diğer iki öykü hafızamda çok özel bir yer edindi. Kitap bittikten sonra yazarın diğer eserlerini, özellikle son kitabı Kavanoz Fenomeni’ni merak etmeye başladım. En kısa zamanda onu da okuyup izlenimlerimi paylaşacağım. Kısacası, melankolik ruhu seven, şiirsel ve derin
Duygu ve Düşünce
AhmarubiFatih Selvi · Ötüken Neşriyat · 017 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Yaşanmışlıklar biriktiririz yıllar içinde, Kimi acı, kimi tatlı anılar. Hepsi bizim bir parçamız olur, Ve biz onlarla büyürüz her zaman. Uzun bir aradan sonra tekrar bir şiir kitabı okudum ve sizlere de fikir olsun istedim. Şiir benim için dizeler içinde gizlenmiş duygular demek. Bu yüzden şiir okurken durup hissetmeyi çok seviyorum. Kitap, şairin özgeçmişi ile başlıyor ve kendisinin hayatın zorluklarına rağmen yılmadan umutla çalışmaya devam etmiş birisi olduğunu okuyoruz. Şiirlerini okudukça da bu yaşanmışlıklarını mısralarla bizlere aktardığını da en derinden hissediyoruz. Benim için yoğun şiirsel bir anlatımdan ziyade her bir mısrada kendimizden de bir parça bulabileceğimiz, hayatın gerçeklerini hissedebileceğimiz bir şiir kitabıydı. Kitap ikişer dörtlük şeklinde yazılmış 128 şiirden oluşuyor. Şiirler yoğun bir anlatıma sahip olmadığı için şiir okumaya yeni başlayanlar için güzel bir başlangıç olabilir. Mısralarda Saklı Hayatlar Ergin Taş
Mısralarda Saklı HayatlarErgin Taş · Sîtav Yayınları · 20267 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·246 syf.··
2026 56. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:46
İdris naif ruhlu şiirler ile konuşan, dikişe yatkın babası attığı ilmekler ile yalnızca tene değil ruhada dokunan bir gençti Afganistan'da. Babası Hacı Abdullah terziliği öğrensin diye Kabil'in en iyi ustası Usta Habib'in yanına yerleştirir. Sadece tamir işleri yapan Usta Habib gibi sanatını konuşturur ve tıpkı onun gibi iyi işler çıkarır İdris. Birgün dükkana gelen Leyla onun kalbindekini nakşettiren güzelliktir ve kumaşlara işlenen şiirler bu aşkı büyütür ve zengin baba terzi İdris'i tehdit edip vatanını terk etmesine sebeb olur. Savaşın başlaması, İdris'in Leyla'yı araması, mücadeleler ve 9 yıl sonra Jalozai kampında Leyla'sını bulan İdris. Ama kaybettikleri, umutları, hayalleri ve feda edişleri ile birbirine tutuna bilecekler mi? Savaşın gölgesinde aşkın, hasretin, feda edişlerin anlatıldığı, dağılan hayatlarını toplama mücadelesi. Etkileyici konusu, Afganistan sokaklarını hayal ettiren anlatımı ile savaşın yaralarının derinliğini, bıraktığı izleri, parçalanmış hayatlarını toparlama çabaları çok güzel anlatılmış. Severek okudum kitabı türü sevenlere tavsiye ederim Kaderin ipliği sandığından daha uzundur kızım. Bazen o iplik koptu, hayat parçalandı sanırsın; ama asıl sağlam düğüm tam da orada, en karanlık ve en umutsuz anda atılır. Bazı yaralar dikiş tutmaz, bazı Vedalar ise hiçbir bavula sığmaz.
Nar Çiçekleri Barut KoktuğundaSamet Biricik · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20265 okunma
2/10
·512 syf.··
2026 55. kitabı
Hayatımda okuduğum en saçma kitaptı,bitmesi için sayfaları ikişer ikişer atladım. Yine şişirilmiş bir balon kitap diyebilirim.Ergenlik döneminde okuduğum İpek Ongun kitapları bile daha güzeldi
Kurtlara Söyle Eve DöndümCarol Rifka Brunt · Martı Yayınları · 20132,087 okunma
Rezalet
1/10
·218 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:45
Gece Kitaplığı Yayınevinden okuduğum bilmem kaçıncı "güya" psikoloji kitabı ama maalesef bu da fiyasko. Robert Gardiner Hill ismi kullanılarak kopyala-yapıştır tekniği ile yazılmış, resmen dolandırıldık yöntemi ile okurlara ulaştırılan bir kitap. Önsöz'ü bile çalıntı. Önsözde "siz bu mithiş hikayeyi-romanı okurken falan filan" diye şeyler geçiyor ama gelin görün ki bu ne bir hikaye ne de roman. Her bir bölüm ikişer sayfaya yakın ama yine her bölümün bir sayfası tüm bölümlerde olduğu gibi kopyala-yapıştır. Lütfen Gece Kitaplığı Yayınevinden kitap satın almayın, okumayın ve okutmayın.
Akış / En İyi Deneyimin PsikolojisiRobert Gardiner Hill · Gece Kitaplığı · 20233 okunma
Puan vermedi·197 syf.·
2026 257. kitabı
Sürgün hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl sürdü... S:7 Kadın, erkek ve çocuk, 155 kişiydiler... Osmanlı hanedanı bu 155 kişiden ibaretti ve 1924 Mart´ında, hepsi Türkiye dışına çıkartıldı... Ellerine ikişer bin İngiliz lirası ve bir yıllık ama dönüşü olmayan pasaport verildi. Mal varlıkları tasfiye edildi... Türkiye´ye girmeleri ve transit geçmeleri yasaklandı... Artık ne vatanları, ne de gelirleri vardı... Macera dolu bir sürgün yaşadılar... Geçinebilmek için, her türlü işte çalıştılar... Kimisi mezar bekçiliği yaptı, kimisi kapı-kapı dolaşıp sabun sattı... Yabancı zindanlarda can verenleri oldu... Kimisi de başka hanedanların mensuplarıyla evlenip yeniden asalet unvanı aldı... Sürgün, hanedanın kadın mensupları için 28, erkekleri için 50 yıl devam etti.1974´te, ailenin tamamının Türkiye´ye dönebilmesine izin verildi. Bir kısmı döndü, bir kısmı yıllardır yaşadığı ülkelerde kaldı. Gazeteci Murat Bardakçı´nın, dünyanın hemen her tarafına dağılmış olan Osmanlı hanedanının mensuplarıyla görüşerek hazırladığı bu kitap, Ortadoğu´ya ve Avrupa´nın bir bölümüne yüzlerce yıl boyunca hükmetmiş bir aileden bugüne kalanların öyküsünü anlatıyor.. . Konusundaki ilk ve tek eser olan bu Son Osmanlılar kitap, bir yerde, Osmanlılar´ın tarih sahnesinden çekilmelerinden sonraki tarihidir. Tarıh severler buyurun Son Osmanlılar
Araştırma-İnceleme Tarih
Son OsmanlılarMurat Bardakçı · Hürriyet Gazetecilik · 2016396 okunma