Fatma Güler

Fatma Güler
@ikra_63
Üslup, kalbin yansımasıdır.

Fatma Güler

, bir kitap okudu
2/10
·232 syf.·
3 günde okudu
·
2022 10. kitabı
Hakan Mengüç
8.6/10 · 7,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Fatma Güler

, bir kitabı yarım bıraktı
Beyhan Budak
8.6/10 · 12,9bin okunma
Günün birinde peygamber efendimiz Hz. Ali’ye bir soru sorar: “Allah’ı mı çok seversin, beni mi çok seversin? Eşin Fatma’yı mı yoksa oğulların Haşan ile Hüseyin’i mi çok seversin?” Hz. Ali hiç beklemediği bu soru karşısında bir an durup düşünür. îşin içinden çıkamayacağını anlayınca “Ya Resulul-lah” der. “Bana biraz müsaade edin, ben bu sualin cevabını bulamadım.” Akşam vakti evine vardığında aklında hâlâ bu soru vardır. Hz. Ali’nin eşi Hz. Fatma, kocasındaki düşünceli hali fark eder. “Hayırdır inşallah” der. “Ne oldu böyle, neden çok düşüncelisin?” “Peygamber efendimiz bir soru sordu bugün” diyerek konuyu açıklamaya başlar Hazreti Ali. “Kimi çok sevdiğimin cevabını veremedim ona. Düşünüp durmaktayım hâlâ...” Hz. Fatma başını sallar. “Bu soruya cevap veremeyecek ne var ki?” der. “Allah’ı kulluğumla, Peygamber’i ümmetliğimle, Fatma’yı kocalığımla, Haşan ile Hüseyin’i babalığımla severim deseydin ya...” Hz. Ali, karısından duyduğu bu sözlerle rahatlamıştır. Hemen ayaklanıverir ve soluğu peygamber efendimizin yanında alır. Sorunun cevabını verebileceğini söyler ve “Allah’ı kulluğumla, Peygamber’i ümmetliğimle, Fatma’yı kocalığımla, Haşan ile Hüseyin’i babalığımla severim” der. Bunun üzerine peygamber efendimiz gülümser. “Doğru cevap, ancak biraz Fatma kokuyor” der. ***
Ne Verirsen Onu Alırsın Bu Hayatta Zamanın birinde kendi halinde yaşayan mütevazı bir ev kadını varmış. Kocası zengin değilmiş ama ailesine karşı sorumluluklarını yerine getirmeye gayret eden bir adammış. Gelinin kayınvalidesi de bu çiftle aynı evde yaşıyormuş. Kadın, zaman içinde kayınvalidesiyle pek de geçinemez olmuş. Sürekli kavga etmeye başlamışlar. Evliliği de giderek cehenneme dönmüş. Ne huzur kalmış, ne mutluluk... Komşular da gelin ve kayınvalide arasındaki hoşnutsuzluktan haberdar olmuşlar. Kadın, bu huzursuzluğun iyi bir sona varmayacağını düşünmeye başlamış. Bir çözüm yolu bulabilmek umuduyla akrabalarının kapısını çalmış. Kadının derdini dinleyen akrabaları onu alıp bir aktara götürmüşler. Aktar, bölgenin en akıllı, en sorun çözücü bilgesiymiş... Kadına yardımcı olabileceğini düşündükleri için çalmışlar kapısını. Aktar kadını dinledikten sonra “Çözüm belli” demiş. “Kayınvalideni ortadan kaldıracaksın. Ancak şüphe çekmemek için dikkatli olman gerekir.” Çeşitli bitkilerle hazırladığı bir karışımı kadına vermiş. Bu iksiri üç ay boyunca kayınvalidesinin yemeklerine azar azar katmasını istemiş ve “Bu üç ay içinde kayınvalidene karşı sert ve kırıcı olmamaya gayret et” demiş. “Herkes aranızın iyi olduğunu düşünsün. Böylece kimse senden şüphe etmez.” Kadın aktardan aldığı karışımı çantasına koyup dönmüş evine. Talimatları adım adım uygulamaya başlamış. Kayınvalidesine karşı anlayışlı ve hoşgörülü davranmaya özen göstermiş. Ona sevdiği yemekler hazırlamış, tatlı ikramlarda bulunmuş. Karışımı da azar azar yemeklere katmış. Gelininin yakın ilgisi kayınvalidenin dikkatini çekmiş. Aralarındaki ilişkinin olumlu yönde değişmesinden çok hoşlanmış. Buna karşılık o da gelinine iyi davranmaya başlamış. Zamanla gelinini kızı gibi görür olmuş. Aralarından su sızmaz olmuş.
“Güzel bir bahar günü... Ama ben baharı görmüyorum...”. 🖤