Fakat ben onu ilk defa masallarda olduğu gibi su başlarında , gül bahçelerinde olsaydı bilmem bu kadar sevecek miydim? İnsanlar hiçbir vakit ıstırap çektikleri zamandaki kadar güzel olmuyorlar.
Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kafidir...Şimdi anlıyorum ki değilmiş...Yollar görünmez kayalarla doluymuş...onlara çarpmamak lazımmış...Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini,gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş...Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar...
Zaten İstanbul'da toprak olmuş bir iki sevdiğinin hatırasından başka ne bırakıyordu ki ? Yalnız bir insan için yer değiştirmenin büyük bir ehemniyeti olmazdı.