Puan vermedi·342 syf.··
2026 26. kitabı
İmam Gazalî okumak, insana sürekli kendi iç dünyasını sorgulatıyor. Bir an durup, “Bu gidişatım nereye?” diye düşünmek zorunda kalıyorsunuz. ​Sarsıcı olan şu: Allah’ın bizim ibadetlerimize hiçbir ihtiyacı yok; O es-Samed’dir. Oysa biz, üzerimize düşeni bile layıkıyla yapamazken, bırakın tam yapmayı, sırf iki küçük ibadet ettik diye hemen böbürlenmeye, kendimizi beğenmeye (ucub) başlıyoruz. ​O seccadeye oturabilmek, o hayrı yapabilmek bile Allah’ın bize bir lütfuyken, O’nun ikram ettiği amelle yine O’na karşı kibirleniyoruz. Gazalî’nin satırları insanın yüzündeki o sahte tatmin maskesini indiriyor; bizi acziyetimizle, samimiyetimizle ve en önemlisi asıl muhtaç olanın kendimiz olduğu gerçeğiyle yüzleştiriyor.
1000Kitap
Abidler Yoluİmam Gazali · Çelik Yayınları · 20192,253 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 442. kitabı
Huanam-dong Kitabevi (orijinal adıyla *Welcome to the Hyunam-dong Bookshop*), Koreli yazar Hwang Bo-reum’un kaleme aldığı, yayımlandığı andan itibaren dünya çapında bir "şifa edebiyatı" (healing fiction) akımı başlatan, ruhu dinlendiren naif bir romandır. Kitap, günümüz dünyasının bitmek bilmeyen koşturmacasından, tükenmişlik sendromundan ve başarı baskısından yorulan okurlar için adeta bir sığınak niteliğindedir. Romanın merkezinde, parlak bir kariyere ve görünüşte ideal bir hayata sahipken, yaşadığı ağır tükenmişlik (burnout) sonrası her şeyi geride bırakan Yeongju yer alır. Yeongju, ruhunu iyileştirmek ve çocukluk hayalini gerçekleştirmek adına Seul’ün sakin bir mahallesinde "Hyunam-dong Kitabevi"ni açar. Başlarda sadece kendi kabuğuna çekilmek ve kitapların arasında kaybolmak isteyen genç kadın, zamanla bu mekanı sadece kendisi için değil, hayatın yükü altında ezilmiş diğer yaralı ruhlar için de bir dönüm noktası haline getirir. Kitabevi, zaman geçtikçe birbirinden farklı karakterlerin yollarının kesiştiği ve birbirlerini iyileştirdiği sihirli bir yere dönüşür: İş bulma baskısından bunalmış genç baristan Minjun, evliliğinde ve hayatında yönünü kaybetmiş sadık müşteri Jungsuh, kahve çekirdeklerini kavururken kendi iç dünyasını düzene sokmaya çalışan bilge kahve kavurucusu Jimi ve annesinin beklentileri arasında sıkışıp kalmış lise öğrencisi Mincheol... Her bir karakter, bu küçük dükkanda kahve kokusu ve sayfaların hışırtısı eşliğinde "İyi bir hayat nedir?", "Doğru meslek, sadece çok para kazandıran meslek midir?" ve "Kendimize karşı nasıl dürüst olabiliriz?" sorularına yanıt arar. Hwang Bo-reum, oldukça yalın, sakin ve acelesiz bir dille okuyucuya adeta sıcak bir fincan çay ikram eder. Kitapta büyük dramlar, aksiyonlar veya ters köşeler yoktur; aksine hayatın
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·204 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 19:18
Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere Filibeli Ahmet Hilmi'nin ( 1865-1915), A'mak-ı Hayal adlı romanı hakkında bilgi vermeye çalışacağım. Türk edebiyatının ilk felsefi ve gerçeküstü romanı kabul edilen bu eser, 1910 yılında yayımlanmıştır. Eser, doğu-batı felsefesi, yunan mitolojisi, islam tasavvufu, uzakdoğu inançlarının harmanlanarak yazıldığı bir eseridir. Eserin konusuna gelecek olursak; ​eser, iki ana bölümden oluşur. Romanın başkişisi Raci, iyi bir eğitim almış, ancak aldığı batılı-pozitivist eğitim ile geleneksel inançları arasında sıkışıp kalmış, büyük bir fikri ve ruhi bunalım yaşayan genç bir memurdur. Raci, içine düştüğü bu varoluşsal krizden kurtulmak için bir gün bir mezarlıkta Aynalı Baba adında bir dervişle karşılaşır. Aynalı Baba, kulübesinde yaşayan, her tarafı aynalarla kaplı, ney üfleyen, garip ama bilge bir adamdır. Aynalı Baba Raci'ye kahve ikram eder ve ney üfler. Raci, bu ezgiler eşliğinde her gün derin bir uykuya/vecd haline dalarak hayal aleminin derinliklerine fantastik ve sembolik yolculuklar yapar. Raci bu seyahatlerinde hedefine ulaşmak için Buda’yla Hiçlik Zirvesi’ne, Yunan tanrılarının bulunduğu Olimpos Dağı’na, Hürmüz ile Ehrimen’in savaş meydanına, Simurg’un sırtında Merih gezegenine, Kaf Dağı’na ve daha birçok yere gider. Raci hakikatin peşinde nice âlemde, boyut ve mekânda dolaşırken biz okurlara Ahmet Hilmi’nin Doğu ve Batı felsefesi, tasavvuf, mitoloji, dinler tarihi üzerine kurduğu bu gerçeküstü romanı izlemek düşüyor. Kitap muhteşem bir kurguyla yazılmış, muhtemelen batıda yazılan bir eser olsaydı kült eserler içinde yer alırdı. Bu kitabı okuyup iyice anlamak için biraz mitoloji, felsefe ve tasavvuf bilgisine sahip olmak şart. Bazen biz de Raci gibi çıkmaza girip hakikati sorguluyoruz ve bunu yaparken sadece akıl ve mantık ile
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202522,4bin okunma
Okuyanınız varsa, yazsın arkadaşlar lütfen..
7/10
·336 syf.··
2026 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 13:26
Yazarımız Gülseren Budayıcıoğlu'nun yabancı reaksiyonu diyebilirsiniz :)) Yabancılarda bilirsiniz klasik cümleler vardır; canın cehenneme vs...Bir de bizde absürd olan onlara göre gayet normaldir. İşte tam da bu noktada bu kitap yazdıklarımı onaylarcasına psikolojik sorunu olan hastalarını dile getirirken hepsini ayrı ayrı bölümlerde absürd olaylarıyla dile getiriyor. Neymiş hastalarından birinin penisinde kaşıntı varmış, kaşıntının geçmesi için sürdüğü kremin penisi her sürüşünde küçülttüğü inancı varmış. Başka bir hastamız da 19 yaşlarında çırılçıplak amuda kalkmış neden şekeri düşmüş ne yaptığını bilmiyor tesadüfen ikram edilen portakal suyunu içince düzeliyor. Bir diğeri de her gece bara gidip farklı adamlarla eşini aldatıyor,ertesi mi gün kendimi kirletilmiş hissediyorum diyor.... Vs. Tarz Gülseren Budayıcıoğlu ama hikayeler devasa..O kadar psikoloji ve kişisel gelişim kitabı okudum hiç bu kadar arka arkaya absürt olayla karşılaşmadım ya da ben okumadım. Okuyan varsa da eğer yazsın arkadaşlar:)) Sayısız kitap var netice de, sanırım ben bu kadarını ilk kez bu kitapta gördüm. Yalnız dip not,akıcı bir dille anlatılmış..
Bir Psikiyatristin Gizli DefteriGary Small · NTV Yayınları · 201736,6bin okunma
Yanlış Hesaplar Her Zaman Kötü mü Noktalanır?
9/10
·416 syf.··
2026 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 17:25
Evdeki hesabın çarşıya uymaması her zaman kötü mü sonuçlanır? Lucy Maud Montgomery'nin Yeşilin Kızı Anne-1 isimli kitabını okurken sürekli bu atasözü aklıma geldi çünkü olaylar erkek evlat edinmek istenirken gelen bir kız çocuğu ekseninde gelişmekte. Eser; Matthew ve Marilla Cuthbert kardeşlerin ev vs işlerinde yardımcı olması için bir erkek evlat edinmek isterlerken evlat olarak gelen bir kız çocuğunu ve devamındaki olayları ele almakta. Kitabı yaklaşık iki hafta önce okuyup bitirdim o yüzden bu incelememde bazı noktaları atlamış olabilirim. Eksiğim olursa affola, bunları belirtmeniz benim için eşsiz bir katkı olur. Bununla birlikte eserdeki bazı olaylara değineceğim için bu inceleme yazısı spoiler içermektedir. Daha çok gençler ve genç yetişkinlere hitap edecek şekilde yazılan roman; 8 kitaplık bir seri. İncelemeye konu olan bu ilk kitapta evlat edinilen Anne Shirley'in evlat edinildiği sıra olduğu 11 yaş ve 16 yaş aralığındaki olayları ele almakta. Olay kurgusu çok güzeldi. Herhangi bir mantık hatası gibi bir şeye rastlamadım. Olaylar okuru doyurucu bir biçimde sunulmuştu; ne çok gereksiz uzun ne de çok üstünkörüydü. Romanı okurken birçok duyguyu, düşünceyi hissedip deneyimledim. Yani anlatılanların okura hitap etmesi geçmesi çok güzeldi. Hissettiğim, deneyimlediğim temalara kitaptan örnekler verecek olursam: 1) Marilla ve Matthew'in erkek çocuk yerine yanlışlıkla bir kız çocuğu evlat edinmesinde hem Anne'in hem de Marilla&Matthew kardeşlerin yaşadığı hayal kırıklığını hissettim. 2) Anne ve Diana'nın tanışması ve arada sımsıkı bir dostluk bağının oluşması bana çocukluk arkadaşlığı gibi saf, temiz bir değeri tebessümle yad etmemi sağladı. 3) Anne'nin Diana'ya meşrubat ikram edecekken yanlışlıkla şarap ikram etmesi bazen hayatta hiç istemeden olsa da
1000Kitap
Yeşilin Kızı AnneL. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 202017,9bin okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 107. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Sally Page kaleminden Başlangıçlar Kitabı kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 344 sayfalık bir kitap •Hikayenin merkezinde, dört ay önce yaşadığı o sancılı ayrılığın yükünü taşıyan ve geçmişin gölgesinden kaçmak için Londra’ya, dayısının nostaljik kırtasiye dükkanına sığınan Jo var. Aslında mekan değiştirince dertlerin geride kalacağını sanıyoruz ama Jo’nun da dediği gibi; nereye gidersek gidelim o kırık kalbi de yanımızda götürmekten başka seçeneğimiz kalmıyor. Jo, o dükkanda sadece kalemi, kağıdı değil, kendi ruhunun parçalarını toplamaya çalışıyor. Ama asıl kırılma noktası, o yan dükkandaki Viking Eric’in dünyasına adım atıp aradaki o izole duvarları yıkmasıyla ve kırtasiyeye yolu düşen iki sıra dışı ruh olan Rahibe Ruth ve Malcolm ile tanışmasıyla başlıyor. •Jo’nun o kırılgan ama bir o kadar da gözlemci yapısı, dükkana gelen çekingen bir polis memuruna çay ikram edip zencefilli bisküviyle onun içini ısıtacak kadar şefkatli. Ruth’un o neşeli maskesinin altındaki Geçmişimizden kaçamayız, değil mi Jo? diyen hüzünlü bakışları içimi sızlattı. Hele Malcolm, Bence her gün yeni bir hikayedir Jo, sabahları uyanıp o günün getireceğini kabul etmeliyiz, diyerek hayata dair öyle güzel bir bilgelik fısıldıyor ki kulaklarımıza. •Jo'nun dükkanda uyguladığı bir rutin var ki beni benden aldı: Müşterilerin dolma kalemleri denerken kağıtlara bıraktığı o rastgele karalamaları, küçük notları toplayıp panoya iğneliyor. İnsanların farkında olmadan kağıda döktüğü o kelimelerden karakter analizi yapıyor. •İnsanın canı acıdığında, yeni arkadaşlara en çok ihtiyaç duyduğu anlarda aslında kabuğuna çekilip arkadaş edinmeye en az yetenekli hissettiği o ironiyi Jo ile birlikte ben de yaşadım. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202693 okunma