İkranur Akca

İkranur Akca
@ikranurakca
でも負けるのは分かってる
Charlie ile vedalaştık
10/10
·325 syf.··
2025 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 12:08
“Zeka, mutluluğu gerçekten getirir mi?” Kitabı bitirdiğimde içimde hem bir sıcaklık hem de derin bir hüzün kaldı. Daniel Keyes, insan olmanın, sevilmenin ve değer görmenin ne anlama geldiğini o kadar sade ama vurucu bir şekilde anlatmış ki… Charlie’nin yolculuğunu takip ederken sadece onun değişimini değil, insan doğasının karanlık ve aydınlık yönlerini de görüyorsun. Başlarda yazım diliyle zorlayıcı gibi gelse de o dilin aslında Charlie’nin zihninin aynası olduğunu fark edince her satırın anlamı büyüyor. Kitap ilerledikçe, gelişen zekanın yanında yalnızlığın da arttığını görmek yüreği burkuyor. Özellikle son sayfalarda Algernon’un kaderiyle Charlie’nin hikayesinin kesiştiği anlar… kelimenin tam anlamıyla yıkıcı. Bu kitap sadece bir bilim kurgu değil; empati, insanlık ve kalp üzerine yazılmış dokunaklı bir hikâye. Bitirdiğimde uzun süre düşünmeden edemedim. “Lütfen Algernon’un mezarına çiçek bırakın.”
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Puan vermedi·192 syf.··
2025 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 00:00
Leziz Kadavralar – Agustina Bazterrica Bu kitap… hem sarsıcı hem de büyüleyici. Okurken midemde bir sıkışma hissettim ama elimden bırakamadım İnsanın karanlık tarafını öyle sakin, öyle ustaca anlatıyor ki, sayfalar ilerledikçe rahatsız oldukça daha çok içine çekiyor seni. Distopya değil, adeta bir ayna gibi… bize dönüp “ya siz olsaydınız?” diye soruyor Son sayfayı kapattığımda sessiz kaldım. Çünkü bazı kitaplar bittikten sonra da konuşmaya devam ediyor.
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,392 okunma
10/10
·192 syf.··
2025 4. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2025 01:34
Geri Verilen Kız — Donatella Di Pietrantonio On üç yaşında, bir anda ait olduğu evden alınıp bilmediği bir hayata bırakılan bir kızın hikâyesi… Okurken sadece onun değil, kendi içimdeki “nereye aitim?” sorusuyla da yüzleştim. Her sayfasında sessiz bir sızı, kelimelerin arasında büyüyen bir sevgi vardı. Kardeşlik, aidiyet, kaybolmak ve yeniden kök salmak… Yazarın sade ama vurucu dili, içimde uzun süre yankılanacak cümleler bıraktı. Bazen hayatın tamamen değişmesi gerçekten de pamuk ipliğine bağlıymış.
1000k
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,127 okunma
10/10
·510 syf.··
2023 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2023 00:00
Aylar önce okudum, izleri hâlâ taze… İncelemesini yazmak bugüne kısmetmiş. Bu kitabı okurken kendimi hem tarihin içinde hem de derin bir sorgulamanın tam ortasında buldum. Yalnızca bir dönem hikâyesi değil; inanç, güç, manipülasyon ve özgür irade üzerine koca bir felsefe dersi gibi… “Hiçbir şey gerçek değil, her şey mubah” cümlesi zihnime kazındı. Okudukça anladım ki, bu kitap sadece Hasan Sabbah’ın fedaileri hakkında değil; insanın gerçeği nasıl algıladığı ve bazen nasıl aldatıldığı hakkında. Bazı cümleler var ki elimde kalem olmasa bile aklıma kazınıyor. Mesela: “Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğin ise kölesiyiz.” Bunu okuduğumda uzun süre durup düşündüm… Bitirdiğimde sadece bir roman okumuş gibi değil, sanki zihnimde bazı taşlar yerinden oynamış gibi hissettim. Yavaş ilerleyen ama derinliğiyle sizi içine çeken bir kitap. Herkese göre değil belki ama düşündürmeyi seven herkesin mutlaka tanışması gereken bir eser. Fedailerin Kalesi Alamut
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Bir Kadın, Bir Şehir, Bir Dönem…
10/10
·416 syf.··
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2025 00:00
Osman Balcıgil’in kaleminden Celile, beni ilk sayfadan içine çeken, elimden bırakmak istemediğim bir kitaptı. Öncesinde Celile Hanım’ı sadece “Nazım Hikmet’in annesi” olarak biliyordum ama okudukça gördüm ki o; kendi hikâyesinin başrolü olan, sanatla, aşkla, cesaretle yoğrulmuş bambaşka bir kadın. Balcıgil’in dili öyle akıcı ki, bir biyografi değil de roman okuyormuş gibi hissettiriyor. O dönemin İstanbul sokaklarında dolaşıyor, atölyelerde boya kokusunu duyuyor, vapur güvertesinde saçlarınızı rüzgâr savuruyormuş gibi yaşıyorsunuz satırları. Celile Hanım; aşklarını da acılarını da göze almış, toplumun kalıplarına sığmamış, kendi doğrularının peşinden gitmiş. Onu sadece “Nazım’ın annesi” diye anmak, gerçekten büyük bir haksızlık. Hem tarihi hem sanat dolu bir hikâye okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Akıcı, etkileyici, çok araştırılmış ve ruhu olan bir kitap. Osman Balcıgil yine harika bir iş çıkarmış. Celile Osman Balcıgil
Edebiyat
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma