İlayda Arslan

İlayda Arslan
@ilayda_arslan
Bana çok şey kattın 18
Mersin
Mersin, 16 Şubat 2007
16 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Ne zaman yürümeye çalışsam düşerdim. Sanki arkadan bir güç iterdi beni , yüzüstü yere kapaklanırdırm; ya da sanki önümden bir şey abanırdı da , arka üstü yere otururdum. Beni ezmek isteyen havanın baskısıydı bu, beni derinliklerine çekmek isteyen toprağın çekişi gibiydi . Hepsinin ortasında da ben vardım . Ayağa kalkmak için, ellerimle kollarımla mücadele eden , debelenen ben . Ama düşer dururdum , uçsuz bucaksız bir denize atılmış, batmaya başladığında suyla, yüzmeye başladığında rüzgarla kamçılanan bir nesne gibi , oradan oraya sürüklenirdim . Bir çift göz dışında güvenecek hiçbir şeyim olmadan , denizle gök arasında sonsuza dek batıp çıkmak ve bir çift göz dışında, tüm gücümle yapıştığım o gözler dışında beni kaldıran hiçbir şey olmaksızın …
Sayfa 28
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu duyguyu yıllar önce de tatmıştım. Beni sevmeyen birine aşık olmuştum. Kendimi reddedilmiş hissediyordum; beni terk eden yalnızca o , koca dünyadaki milyonlarca insandan yalnızca biri değildi; bütün canlıları ve nesneleriyle koca dünyanın ta kendisiydi.
Sayfa 16 - Metis yayınları
Her düşünce bir nedendir ve her durum bir sonuçtur. Düşüncelerinizi kontrol etmeniz bu yüzden bu kadar önemlidir .
Yıllar sonra evine dönmek
Aynı tatlar, aynı kokular, aynı dokular, aynı tabaklar, aynı bardaklar, aynı kaşıklar, aynı dolap, aynı çekmece, aynı havlular, aynı perdeler, aynı parkeler, aynı odalar, aynı mutfak, aynı yatak, aynı nevresim. Sanki her şeyde annemin eli var. Her şeyde , harcanan bir 15 yıl var, her şeyde hüzün var, her şeyde ayrılık var. Her şey aynı ama her şey farklı . Ben farklıyım , baba farklı. Evin ruhu farklı. Ev gibi değil … soğuk, renksiz bir otel odası gibi , gri gibi , eskiyi tercih edeceğim yeni gibi … Eski bir ben var burada. Bu evde attığım her adımda arkamdan gelen bir çocukluk var . Ne büyük cesarettir ki dönüp elini tutuyorum. Sarılıyorum. Çünkü biliyorum ki benden başka sarılacak kimsesi yok. Farkında bile değil belki ama yaralarını sarmak için elimden geleni yapıyorum. Baba gelip kapıdan bakıyor. Kapıyı kapatıyorum. Bir kez daha acıtamasın istiyorum. Ne beni ne de o çocukluğunu mahvettiği çocuğu…