Elinize aldığınızda bir solukta bitireceğiniz, bir yandan İvan'ı anlarken bir yandan ona üzüleceğiniz bir kitap. En güzeli de en sonunda "ya ben de yaşamam gerektiği gibi yaşayamadan buradan ayrılmak zorunda kalırsam?" diye kendinize sorup dönüp hayatını gözden geçirip aslında hayatınızı istediğiniz ve olması gerektiği gibi yaşayabilmek için aradığınız cesareti bulabileceğiniz bir kitap. Çünkü ölüm var ve bu çok gerçek. Hepimiz için bekliyor ve bir gün tüm yaşadıklarımız, yaşayamadıklarımız, hayallerimiz, beklentilerimiz, bizden beklenenler, sevdiklerimiz, sevemediklerimiz, nefret ettiklerimiz...Her şey her şey bir gün tamamen sona erecek. Ve biz nasıl ayrılmak istiyorsak bu hayattan ona göre yaşamalıyız.
Kitabı tüm kalbimle okumanızı isterim ve lütfen olması gerektiği gibi yani olmasını istediğiniz gibi yaşayın...
Yıllar önce okuduğum ; Livaneli ile tanıştığım ilk kitap. Başlangıç tanışıklığım, bir ay içinde tüm romanlarını bir çırpıda okumamla sonuçlandı.Olay örgüsü , anlatımıyla aklıma kazınan muhteşem romanlardan biri.Okurken bilincim olayların arasında bir seyirci olarak geziniyordu.
Aslında , eğer bir şeyi yapabileceğini düşünürsen ,bu mümkün olmasa bile yapabildiğini görürsün . Eğer yapamayacağını düşünürsen ,o zaman çoğunlukla yapamazsın, çünkü yapmayı denemezsin bile.