Dizisinden biraz fikir edinerek başladığım bu kitabı okurken ciddi anlamda bazı şeylerin farkına vardım. Türkiye'de yaşayan her insanın bir süre için Neriman gibi doğu-batı arasında sıkışıp kaldığını söyleyebilirim. Bazı şeyleri yerine koyarken Neriman, kendinden olan şeyleri de kaybetmeye başlıyor ve bence bu romanın en güzel özelliği de bunu bize yansıtış şekli. Detaylarla bize bunu fark ettiriyor. Çerez kitap niyetine.
''Niçin, sen artık dünkü sen değilsin? Niçin, biz bugün ikimiz de kıymetli bir şey kaybetmiş gibiyiz? Niçin bugünün dününe benzemiyor? Niçin dünkü gibi rahat adımlar atamıyorsun? Niçin böyle oldun?''
''Daha anlatsana,'' dedim.
''Hoşuna mı gitti?''
''Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre boyunca hiç durmadan laflamak isterdim.''
''Benzinimiz yeter mi ki?''
''Yalancıktan doldurursak yeter.''