Bin Bir Gece Masalları'nın bir yerinde, sayfaları zehirli bir kitap vardır, birbirine yapışmış sayfalarını açmak için parmağınızı dudaklarınıza götürüp ıslattıkça yavaş yavaş zehirlenir ve merakla okuduğunuz kitabı bitiremeden ölür gidersiniz.
Benim için edebiyatın zehiri budur: Kendi hayatınızın sayfalarını, bir sanat eseri gibi çevirmek arzusu uyandırması. Oysa yaşadığımız çağ, toplum, koşullar, yani kitap okumayan edebiyat sevmeyen normal insanların, "gerçek hayat” dedikleri de intikamını sizden böyle alır.
Gene de, ne hayattan, ne sanattan vazygeçmeksizin, okumalarla yaşamalar arasında gidip gelirken, parmağınız dudaklarınızda kalmış bir ölüm dilerim size.
Edebiyat buna değer!