Doğu Ekspresinde Cinayet
Agatha Christie'nin en ünlü romanlarından biriyle karşınızdayım bugün. Orta okul yıllarımda bazı kitaplarını okumuştum diye hatırlıyorum ancak konu neydi deseniz cevap veremem. O yüzden bu kitap Agatha'yla tanışma kitabı oldu benim için. Ve tam da tahmin ettiğim gibi çok memnun kaldım.
Romanın ana karakteri Hercule Poirot ünlü bir özel dedektif. Yolculuk ettiği Doğu Ekspresi’nde birinin bıçaklanarak öldürülmesi nedeniyle arkadaşı tren idaresinden sorumlu Bay Bouc, Hercule Poirot’tan davaya bakmasını istiyor. Ünlü dedektifin bu gizemli cinayeti aydınlatmasını keyifle okudum.
Agatha Christie bu kitabı İstanbul'da bulunan Pera Palas'ta yazmış. Daha yenilerde İstanbul'a gidip Pera Palas'ı gördüm. Üstelik son zamanlarda çıkan Netflix dizisi Pera Palas'ta Gece Yarısı ile de yeniden ilgi toplamıştı biliyorsunuz. Romanın Türkiye'e de yazılmış olması da benim özellikle ilgimi çektiğinden bu kitabı seçtim ve Türk'lerle ilgili de bolca referans olduğunu gördüm. (İyi kötü orası tartışılır tabi.)
Yazarın dili akıcı. Gereksiz süslemelerden uzak. Olaylar sürükleyici. Karakterler yalın anlatılmış. Aslında çok fazla karaktere sahip bir kitapta kafa karışıklığı yaşanabilirdi ama Agatha her karakter hakkında çok net bilgiler vermiş bunu önlemek için. Ben biraz elimde süründürdüm kitabı yoğun olmamdan ötürü. Ancak normalde maksimum 2 günde rahatlıkla okuyabileceğiniz bir kitap.
Ben aslında dedektiflik söz konusu olduğunda Sherlock tarzı daha kanıtlara dayalı bir anlatım sevdiğimi fark ettim. Hercule Poirot karakteri ise psikoloji ve mantık üzerinde duruyor çoğunlukla. Kitabın ustaca yazıldığını düşünsem de sonunda tamam da bunu burdan çıkarmış olamaz yani dedim. Cinayetin çözümü çok iyiydi aslında ama biraz daha kanıt olmasını isterdim sanırım.
Ne olursa
Çünkü çok açık çoğu insanın yol açmaya cesareti yoktur. Ya sağa döner ya sola; üçüncü bir yoldan yürümek istemez. Hep hazır yola sapmaya çalışır. Kendi taş yolunu döşeme gayretini bir türlü sarf etmez. Bu bir cüret, cesaret meselesidir. Ama şunu bilin ki azizim, hayatta ancak kendi fillerini Alp Dağı'ndan aşıran, aşırmayı düşleyen insanlar başarılı olur.