• Halife-i Zişan Efendimiz Hazretlerinin irade-i seniyelerini tebliğ ediyorum. Allah’ın inayeti, Peygamberimizin ruhanî yardımı ve mübarek Padişahımızın hayır duası ile ordumuz, düşmanlarımızı kahredecektir. Ancak, her subay, her asker unutmamalıdır ki, savaş meydanı fedakârlık meydanıdır. Tarih şahittir ki, Osmanlı askerinden sebatlı, Osmanlı askerinden fedakâr hiçbir asker yoktur. Hepimiz düşünmeliyiz ki, başımızın ucunda Peygamberimizin ve seçkin arkadaşlarının ruhları uçuyor. Şanlı ecdadımız, başlarımızın ucunda bizim ne yapacağımıza bakıyor. Onların hakiki evladı olduğumuzu göstermek, bizden sonra geleceklerin lanetlerinden kurtulmak istersek çalışalım. Zincirler altında inleyen üç yüz milyon İslâm ve eski tebalarımız hep bizim muzafferiyetlerimize dua ediyor. Ölümden kimse kurtulamayacaktır. Ne mutlu ileri gidenlere; ne mutlu din ve vatan yolunda şehit olanlara. İleri, daima ileri ki, zafer, şan, şehadet, cennet hep ilerde, ölüm ve aşağılanma geridedir. Mübarek ve mukaddes şehitlerimizin ruhuna fatiha. Padişahım çok yaşa!.’ cümleleri yer almaktadır. Bunlar Enver’in nasıl bir gaye ve yüksek idealle hareket ettiğini ve bunu emrindeki askere aşıladığını göstermektedir. Bildiriye göre Enver koyu bir Hilafet ve Saltanat taraftarıdır; hâr ve âteşîn bir İslâm vecdi içindedir. Üç yüz milyon Müslümanın kurtulmasını istemekte ve bunun için hareket etmektedir.