Anlamsız bir hikaye.
Tam bir şey söyleyecekken aklına başka bir şey gelmiş, onu söyleyip söylememek arasında arafta kalmış ve neticede söylememiş, fakat aradan geçen bu sürede ne söyleyeceğini de unutmuş yorgun bir zihne benziyor hava: sıcak bir yaz gününün akşamüstü. Günlerden belli ki Cumartesi ve belli ki birazdan hava kararacak. Yoksa gündüz vakti neden yansın sokak lambaları? Bu sokak lambaları da ilginç; gündüz hiçbir işe yaramıyorlar, geceyse olup biten her şeyin gizli bir tanığı gibi sessizce seyrediyorlar olup biteni. Gündüzden başlıyor mesaileri, bu vakitlerde: güneşin karşı tepeleri aşıp gittiği, işten çıkanların telaşla evlerine koştuğu, şu karşıdaki duvarın dibinde yatan sarı kedinin gelip şu karşıdaki duvarın dibine yattığı vakitlerde… Sarı kedi yerinden kıpırdamıyor. Sanki günün saatini, insanların telaşını, ışığın eğimini bilen tek varlık oymuş gibi. Gövdesini kaldırım taşına bırakmış; taşın soğukluğunu kendi sıcaklığıyla uzlaştırmış. Ne acele ediyor ne de gecikiyor. Sadece “burada” olmanın en basit hâliyle duruyor. Varsa nafakası zaten birazdan gelip önüne serilecek mükellef akşam sofrası; karşıdaki lokantada akşama kadar kaynaya kaynaya helak olmuş ne kadar yemek varsa, yarın işe yaramayacak olanlar onun için dökülecek çöp konteynerinin yanına ve o şişman, kaba saba, sevimsiz ve kahrolası çöpçü gelip oraları temizleyene kadar vakti olacak. Bu kadar teferruatlı düşünüyor mudur acaba? Sanmıyorum. Belki de sanıyorum. Bilmiyorum. Sokak lambası hafifçe titriyor. Elektrik gelmeden önce bir anlık tereddüt gibi bu. Yanıp yanmamak arasında değil de, hatırlayıp hatırlamamak arasında kalmış gibi. Sonra birden karar veriyor: yanıyor. Ama tam değil. Işık, gündüzün kalıntısına karışıyor; ne geceyi başlatıyor ne de gündüzü bitiriyor. Işığı; gecenin karanlığını aydınlatıncaya kadar,
Her insanın seni bambaşka şekilde tanıması çok ilginç değil mi?...
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SELİM GÜRBÜZER KİTAPLARI-KDY
GÜNEŞ DOĞUDAN DOĞAR Orta Asya’dan Nizam-ı Âlem’e SELİM GÜRBÜZER Uzun yıllar uğraşı sonucu oluşan Güneş Doğudan Doğar adlı eserim 2022 yılının son aylarında Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılıktan (KDY) okuyucuyla buluşup, yayımlanan eserim 9 ayrı bölümden oluşmakta. Ve bu eser 454 sayfa hacimlidir. Kitabın önsözünde şu ifadelere yer verdim: “Allah-ü Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine sonsuz hamdu senalar, Resul-i Ekrem Efendimiz (s.a.v)’e salat ve selam olsun. Eser incelendiğinde Orta Asya’dan başlayan bu kutlu yolun Balkanlar’a uzandığını, oradan da Viyana kapılarına kadar uzandığını görürüz. Orta Asya’dan başlayan bu koşunun hem maddi hem de manevi cephesini okuyucuya ilginç geleceğini umduğum bir üslup çerçevesinde dikkatinize sunmaya çalıştığım görülecektir. Tabii ki, bu uzun soluklu koşuyu bir solukta anlatmanın mümkün olmadığının idrakiyle ortaya karınca kararınca ne koyabilirsek buna da şükretmemiz gerekecektir. Hem nasıl şükretmeyelim ki, hele bilhassa tarihi süreç içerisinde Başbuğu Hakanlara ışık saçan Gönül Sultanlarının manevi tasarruf ve sohbet iklimi altında bu eseri kaleme almanın hazzını almak bile başlı başına bizim için büyük bir nimet olsa gerektir.. Bu nedenledir ki eserin hazırlanmasında yaklaşık 10 yıllık bir süre içerisinde büyük bir titizlikle defalarca gözden geçirip olgunlaştığına kanaat getirdiğim noktada 2022 yılın son ayı itibariyle vira bismillah deyip siz değerli okuyucularımın beğenisine sunmuş durumdayım. Oldu ya, şayet anlatılması gereken gözden kaçan hususlara değinmeyip ya da anlatımlarımızda sürçülisan babından hatalarımız olduysa da şimdiden okuyuculardan bizleri mazur görmelerini dilerim. Her ne kadar Orta Asya’dan Nizam-ı âleme giden yolun tarihi akış çerçevesini tam
150.000 Dolarlık Sessizlik.
Hey Hat, ilginç bir gerçekle karşılaştım. Bir adamın 150.000 USD karşılığında yön değiştirebildiğini gördüm. O an anladım ki bazı insanlar para kazanmaz; kendilerine bir fiyat biçerler. En acısı da şu... Satıldığını sanmıyor, kazandığını zannediyor.
Bana en ilginç gelen şeylerden biri de şu: Bir insanın yaptığı yüzlerce iyiliği unutabiliriz ama söylediği tek bir cümleyi yıllarca hatırlarız. Demek ki bazen sözlerin ağırlığı, yapılan davranışlardan daha fazladır.
Einstein'in İlginç Öngörüsü!
​"Yahudi halkına son dönemde yapılan en büyük kötülük, içimizden çıkan bu suçluların (Irgun ve Stern çeteleri) eliyle yapılmıştır. Eğer bu caniler devletin yönetimini ele geçirirse, bu durum bizim geçmişte katlandığımız tüm acıları anlamsız kılacaktır." Einstein