Hafızasını kaybeden yada kaybetmiş izlenimi veren doktor adayı bir kadının yaşam mücadelesini okuduğumuz bu kitap akıcı ve merak uyandırıcı olmakla beraber tam da adı gibi kördüğüm bir şekilde bitiyor. Kurgu zayıf, hiçbir olay aydınlanmamakla beraber ölmüş gösterilen sevgili pat diye çıkıp geliyor, olayın başlangıcını oluşturan çipin akıbeti belli olmuyor, final fiyasko. Son 30-40 sayfaya çözülen düğüm senaryoları yazılsa 9 puanı hak edecek bir kitabı bence 6-7 puanlık bir şekilde bırakmış yazar.
Sıkı bir Dave Gurney hayranı olarak Yılan Avı'ndan istediğim verimi alamadığımı söylemek zorundayım. Kitabın ortalarına kadar sürekli kendini tekrar eden ifadeler akıcılığa biraz ket vurdu. Ayrıca önceki kitaplarında katili bulmak için bazen ipuçları verirken burda pat diye son 10 sayfada, daha önce hiç adı geçmeyen bir karaktere katil rolü verilmesi tatmin etmedi beni. 7/10 iyimser bile olabilir
Bir ailenin her bir ferdinin kendi ağzından yaşantılarını, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını, sırlarını anlattığı, başlamasıyla bitmesinin bir olduğu merak öğesinin korunduğu sonu güzel biten hoş bir hikâye. 9/10
Gencecik çocukları sahte bir cennete sokarak geri döneceklerine inandırıp gülerek ölüme göndermek.. şeklinde özetlenebilen bu kitap Yer yer akla bazen vicdana hitap eden anlatımıyla ön plana çıkıyor
Bir kitap yazmak için birikim araştırma ve hayal gücü ne kadar gerekliyse kitabı bitirmek ve güzel bir son hazırlamak da o kadar gereklidir. Bu kitapta sürükleyici ve merak uyandıran bir anlatım var, olay örgüsü idare eder ancak; her sıkılmaya başladığın anda yeni bir cinayet ile 30-40 sayfa daha okuyucuyu kitaba bağlamayı seçmiş yazar. kitabın sonu beni tatmin etmedi, basit ve tahmin edilebilir bir son hazırlanmış. 300 sayfanın sonunda insan Ters köşe olmayı bekliyor açıkçası
Ölümü OynamakAngela Marsons · Kuzey Yayınları · 201951 okunma