Kitap körlüğün bir pandemi haline gelmesini konu edinmek olup; bir doktor ve eşinin karantinaya alınması sürecinden başlayıp körlüğün bitmesi kadar gerçekleşen olayları anlatmaktadır. Açıkçası kitabı başı çok heyecanlı ve akıcıydı ancak son kısımları biraz zorlanarak okuduğumu itiraf etmem gerek.
Babasi tohum saticisi olan George’un 25 yil sonra dogdugu topraklara gitmesini ve çocukluğundan hiç bir esintinin kalmadığını anlatan farkli bir kitap...
Zweig, psikolojik bir olayı bu sefer bir çocuğun hayatından örnekler vererek çok güzel bir şekilde anlatmıştır. Rutinlikten sıkılmış bir anne ve onu kandırmaya çalışan bir adamın çocuğu tarafından korunup; annesine bir zarar geleceğini düşünüldüğü için yaptığı mücadele mükemmel bir şekilde anlatılmıştır...
İstanbul çok güzel bir şekilde tasvir edilmiş ancak bazı bölümler oldukça sıkıcı geldi. İlber Ortaylı hocanın kitapları arasında en zorlandığım diyebilirim. Bana göre 10 üzerinden 7 seviyesinde bir eserdi.