İslam medeniyetinin ve toplumsal hayatının kalbi olan camiler, sadece ibadet edilen dört duvardan ibaret değildir. Kelime anlamı olarak "toplayan, bir araya getiren" anlamına gelen cami, Müslümanların hem ruhen hem de sosyal olarak birleştikleri en kutsal mekanların başında gelir.
Camilerin taşıdığı derin önemi şu temel başlıklar altında anlayabiliriz:
1. Ruhun Huzur Bulduğu İbadet Mekanı
Cami, kulun Yaradan’ına en yakın olduğu an olan secdeye vardığı, dünyevi gürültü ve dertlerden sıyrılıp huzur bulduğu bir sığınaktır. Günde beş vakit okunan ezanlar, insanları sadece namaza değil, aynı zamanda geçici olan dünya hayatından sıyrılıp kalıcı olanı hatırlamaya davet eder. Cemaatle kılınan namazlar, yan yana duran insanların kalplerini birbirine yaklaştırır.
2. Eşitlik ve Kardeşliğin Somutlaştığı Yer
Camiler, İslam'ın en çok önem verdiği "eşitlik" ilkesinin en net görüldüğü alanlardır. Omuz omuza saf tutulduğunda makam, mevki, zenginlik ya da ırk farkı tamamen ortadan kalkar. Toplumun en üst kademesindeki bir insanla en alt kademesindeki bir insan aynı halıya baş koyar, aynı dualara "amin" der. Bu durum, toplumsal bağları ve kardeşlik duygusunu muazzam bir şekilde güçlendirir.
3. Birer İlim ve Kültür Yuvası (Mektep)
Tarih boyunca camiler, sadece namaz kılınan değil, aynı zamanda birer okul (medrese) olarak işlev görmüştür. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) döneminde Mescid-i Nebevî’nin bir bölümü olan Suffe, İslam’ın ilk yatılı üniversitesi sayılmaktadır. Bugün de camilerde okunan hutbeler, yapılan vaazlar, tefsir, hadis ve fıkıh dersleri ile her yaştan insan dini ve ahlaki konularda eğitilir. Cami, cehalete karşı açılan bir savaş meydanı gibidir.
4. Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Merkezi
Camiler, mahallenin ve şehrin nabzının attığı yerlerdir. Eskiden sadaka taşları