Puan vermedi·187 syf.··
2022 34. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 23:04
#okudumbitti#kryonbitişzamanı Kryon Bitiş Zamanı 12 kitaplık serinin birinci kitabı İlk olarak 2021 yılında okumuştum ve tekrar okuma isteği geldi bana ️ Kryon manyetik-spiritüel bir varlık ve dünyadan görevli insan-medyum aracılığıyla celseler yapılarak insanlara çok değerli mesajlar iletmiştir. İlk olarak medyumla telepati yöntemiyle 1989 yılında bağlantı kurmuş. Biz insanlar sadece iki boyutlu algılayabildiğimiz için Kryon’u gözlerimizle göremeyiz ,ayrıca cinsiyetsiz bir varlık olarak tanımlamış kendini. Kryon’un amacı dünyanın manyetik alanını düzenleyerek insanları daha yüksek bir bilince kavuşturmak. Her insanın ilahi rehberleri var ve hepimiz hayatlarımızı seçerek gelmişiz bu dünyaya. Bizimle birlikte bulunan ve kendi derslerini gören eterik varlıklar da mevcuttur. Kryon’un dünyaya gelme nedeni kolektif bilinci yükselterek insanların tekamüllerini kolaylaştırma diyebilirim “Tüm enkarnasyonlar bir amaç yüklemesine(karma) ve devre (kontrat plânı) sırasında sunulan çeşitli eylem “kapılarına”sahip temiz maziler gibidir”. Her insanın tekamül plânı var ve tüm plânlar bütünün hayrına olacak şekilde plânlanıyor. Uyumlama ve yuvaya dönme. Kitabın diğer bölümlerinde Kryon’un bölüm bölüm yazdırdığı yerlerde insanların 2000li yıllara girerken büyük bir enerji dönüşümü yaşayacağından bahsetmiş. Ayrıca her insan dünyaya gelirken damgalandığını (karma,burçlar, yaşam dersleri,kişilik özelliklerimiz gibi) aktarmıştır. İnsan gruplarıyla canlı celseler yapılmış ve birçok önemli soruya yanıtlar vermiş Kryon.Çok keyifliydi okuması kesinlikle ufkumu açtı İsa Mesih bölümünde de Hz.İsa’nın görevli bir ruh olarak ve insanlara daha yüksek bir görev ve bilinç aşılayarak yaşam yolculuklarını anlamlı kılmak için geldiğini ancak gidişatı bildiğini anlatmıştır Her insan ilahi
1000Kitap
Kryon: 1. Kitap Bitiş ZamanıLee Carroll · Akaşa Yayınları · 2019238 okunma
Albert Camus - Yabancı
Puan vermedi·110 syf.··
2026 1. kitabı
SENTEZ ENTELEKTÜEL OTURUM | HAZİRAN AYI İLK KİTABI (01-07)./06.2026 ​KİTAP KİMLİĞİ ​Kitap Adı: Yabancı ​Yazar: Albert Camus ​Tür: Kurgu (Roman) ​Sayfa Sayısı: 112 ​Odak Noktası: Absürdizm Varoluşçuluk, Bireysel Yabancılaşma ve Toplumsal İkiyüzlülük ​ ​Soru: Yazarın bu eserde inşa ettiği düşünce dünyası, bugünün modern insanı için bir "çözüm" mü sunuyor, yoksa sadece "sorunu" mu derinleştiriyor? ​ Cevap: Camus aslında sorunu derinleştirerek radikal bir çözümün kapısını aralıyor. Modern insan, toplumsal beklentilerin, dijital onaylanma arzularının ve yapay mutluluk illüzyonlarının arasında sıkışmış durumda. Meursault’nun hikayesi, bu yapaylığı ve hayatın anlam arayışını tamamen sıfırlayarak yüzümüze sert bir gerçeği çarpıyor: Hayatın önceden belirlenmiş hiçbir ilahi veya toplumsal anlamı yoktur. ​Bu ilk bakışta nihilizm (hiççilik) gibi görünüp sorunu derinleştirse de, aslında Camus’nün Absürd (Saçma) felsefesinin özüdür. Çözüm, bu anlamsızlığı kabul edip hayata karşı isyan etmektir. Kitabın sonunda Meursault’nun idam edilmeden hemen önce dünyanın o "tatlı kayıtsızlığına" kendini açması ve mutlu olduğunu fark etmesi modern insana şunu söyler: Gerçek özgürlük, sistemin dayattığı maskeleri fırlatıp atarak yaşamın saçmalığını kucaklamak ve her şeye rağmen dürüstçe yaşayabilmektir. Camus bize hazır bir reçete sunmaz, bizi özgürleştirecek olan o sarsıcı teşhisi koyar. PARADOKS SEANSI: FİKİR ÇARPIŞMASI ​ Vaka: Meursault’nun işlediği cinayet tamamen kaçınılmaz bir doğa olayının (güneşin ve sıcağın) getirdiği anlık bir cinnet halidir; dolayısıyla Meursault bir katil değil, trajik bir kurbandır. ​1. Savunma Hattı: Çoğunluğun aksine, bu iddiayı destekleyen en güçlü kanıt kitaptaki hangi olay veya cümledir? ​Kitaptan Kanıt: Romanın mahkeme sahnesinde Meursault'nun
1000Kitap
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Kendi Büyüklüğünün Altında Kalan Kitap
8/10
·1026 syf.··
2026 3. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:03
Çok değerli hocamın tavsiyesiyle kendisi bayılıyor gerçekten uzun zaman sonra korktuğum bu kitabı elime alıp okudum. Edebiyatın tarihinin en büyüklerinden biri olmasıyla beraber aynı zamanda sinema ve genel olarak tüm eğlence ürünlerinde çok büyük ağırlığı olan bir “franchise” LOTR. Yani biraz o meşhur “ağır taştır” durumu söz konusu. Filmlere dokunmadım her zaman çünkü ben sinema değil kitap sevdalısıyım ve kitabın çok daha iyi olacağını az daha tahmin edebiliyordum. Açıkçası geçmişte bundan başım yandı tma hatırlamıyorum ama bir kitapta bay üzmüşlerdi değişikliklerle beni Harry Potter’da da aynı durumu yaşadıktan sonra ben yönetmenin değil yazarın vizyonunu görmek istiyorum deyip bu kuralı kendime koydum. Peki ne oldu? Ben fantastik seven bir insanım. Kendimi hep böyle düşündüm. Bu tuzağa düşme sebebim ise Skyrim oyunuydu. SKyrim benim favori oyunum her zaman parmakla işaret edeceğim oyundur. Öyle herkese oynayın demem ama keyifli vakit geçirmemi garanti edebilecek bir oyun olduğunu düşünürüm her zaman. Defalarca oynasam da sıkılmam bıkmam. 3-4 kere bitirdim ve hepsi 100 saate yakındır muhtemelen. Bu da açık ara onu en çok oynadığım oyun yapıyor. Skyrim’in uçsuz bucaksız topraklarını büyülerini dağlarını bayırlarını kılıç savaşlarını şövalyelerini hikayelerini her şeyini çok severim. Benim için en ev gibi hissettiren oyundur. Açıp içinde kitap okurum bıraksanız o kadar sarar beni. Peki Skyrim’de bu kadar hoşuma giden şey ne? Muhtemelen çok sandbox bir oyun olması. Oynadığım ilk lineer olmayan bir oyun ve her köşesinin de dolu olması hakkını vermesi. Her yeni bir yerde bir hikaye ile karşılaşmak ve bunları yaşamak. Ama ben her zaman fantastik dünyayı ve özellikle büyüleri çok sevdiğimi düşündüm. Büyüleri hala çok seviyorum. Gerçekliği, fiziği doğanın kurallarını
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma
Birlikte Yaşam ?
Puan vermedi·472 syf.··
2026 21. kitabı
Ilan Pappe kendisini tanımladığı şekilde aktarırsak İsrail Devleti kurulduktan sonra o topraklarda doğan ve siyonist Yahudi fikrine muhalif olan bir tarihçi, akademisyendir. Ilan Pappe aslında bu kitabını biraz inandığı bir teoremi desteklemek için yazmış olduğunu görüyoruz. Gerçi haksızlık etmek istemem; belki de elde ettiği bulgular sonucunda teoreminin tek çıkış yolu olduğunu da düşünüyor olabilir. Bu nedir aslında sol bir dünya görüşü etrafında bu topraklar üzerinde Filistin ve Yahudi halkları barışçıl bir şekilde yaşabilirler. Buna engel olan şeyler Filistin tarafındaki radikal paramiliter gruplar, İsrail tarafında da siyonizmdir. Gerçi cımbızla tek bir şey çekip konuşmak doğru olmaz; ama Ilan Pappe İsrail için "birlikte yaşanması mümkün olmayan" tanımlaması da yapmaktadır. Modern Filistin tarihi incelemesine 17.-18. yy'daki bazı verileri kullanarak başlıyor Ilan Pappe. Bu dönemde yerli halk arasında Müslümanlar, Hristiyanlar, Arap Yahudiler, Dürzüler ve diğer etnik gruplar mevcutlar. Aralarında Arapça konuşuyorlar. Osmanlı Devleti'nin yönetiminde çok merkezi bir idarecilik olmazsa da işler aşiretler üzerinden ilerlemektedir. Mahalli hukuk mevcuttur yani. 20 yy'a gelindiğinde başta Avrupa'da olmak üzere dünyanın çeşitli yerlerinde Yahudiler'e, Hrıstiyan zulmü mevcuttur. Birinci dünya savaşının sonrasında 50.000 kadar Siyonist Filistin'e yerleşiyor ve mülkiyet arayışına giriyorlar. Bu mülkiyet arayışına karşı aslında en çok mücadeleyi veren grup; öncesinde Filistin topraklarında bulunan Arap Yahudilerdir. Çünkü Siyonistler, Siyonist olmayan Yahudilere de zulmederler. Cemal el-Hüseyni (1912) yılında fiili olarak Osmanlı Devleti'nin Filistin üzerindeki hakimiyetini ortadan kaldırıyor ve bir şekilde Filistin'in İngiliz mandasına hazırlanmasına neden oluyor bu
Modern Filistin TarihiIlan Pappé · Phoenix Yayınevi · 200728 okunma
8/10
·201 syf.··
2026 12. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 13:58
"Tek bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğimdir." Her şeyden kuşku duyarak, “Sokratik Diyalog” yöntemi ile bilgiye ulaşmayı amaç edinen düşünürün felsefesini yansıtan bu kitap öğrencisi Platon tarafından yazılmıştır ve 4 bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm “Euthyphron” da dinsizlikle suçlanan Sokrates’in dini inanışları hakkında bilgi verilir. İkinci bölüm “Sokrates’in Savunması” dava sürecini anlatır. Kentin inandığı tanrılara inanmadığı, yeni tanrılar icat ettiği ve gençleri yoldan çıkardığı gerekçesiyle suçlanmaktadır. Üçüncü bölüm olan “Kriton” da mahkumiyet sonrası bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Kriton hocasının ziyaretine gelerek onu firar etmesi için ikna etmeye çalışır ancak Sokrates, böyle davranmasının hayatı boyunca savunduğu ilkelere ters düşeceğini yine “Sokratik Diyalog” yöntemi ile Kriton’un da kabul etmesini sağlayarak, teklifi reddeder. Dördüncü bölüm olan “Phaidon”da ise Sokrates’in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılır. İnsanın hayata nasıl yaklaşması gerektiği ile ölümü nasıl karşılaması gerektiğini bilen Sokrates korkusuzca ve özgür bir biçimde hayata veda eder. Sokratik Sorgulama yöntemini kitabı okurken çok daha net bir şekilde algılama ve deneyimleme imkanı buluyor okuyucu. Gençleri yoldan çıkarmakla ve yeni tanrılar icat etmekle suçlanan Sokrates aslında, her şeyi olduğu gibi kabul etmeyip sorgulama yöntemini seçtiği için ölüm cezasına çarptırılmıştır. Savunma sürecinde yargıçların ölüm cezası için kullandıkları oy, Sokrates’in yargıçların adalet mekanizmasını korkusuzca, ironi yolu ile alt etmesi ve gözler önüne sermesi üzerine yüksek oranda artış göstermiştir. Bu durum karşıdaki ne kadar doğru konuşursa konuşsun gücü eline alan kişiye yöneltilen eleştiriye karşı, mantık ve adalet mekanizmasının
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN İBRETLİK BİR ESER.
Puan vermedi·472 syf.··
2026 4. kitabı
(E) TUĞGENERAL MUSTAFA KÖSE’NİN “KURSAK” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ Bordo bereli (E) Tuğgeneral Mustafa Köse generalimin bu kitabı çıktığı günden itibaren okuma listemde idi. Kendisiyle X platformu üzerinden takipleşmeye başladık ve ona iki kitabımı göndermek istediğimi yazdığımda, o da bana kendi kitabını, hayatımda gördüğüm -ancak bir hattatın kaleminden çıkabilecek kalitedeki- en güzel el yazısı ile adıma imzalanmış olarak gönderme nezaketinde bulundu sağ olsun. Kitap elime geçer geçmez hemen okumaya başladım. 471 sayfalık kitabı, 7 Mayıs günü okumaya başlayıp 10 Mayıs günü bitirdim. (“Elbette okurum abicim, ne demek! Dönüş de yaparım en kısa sürede. Sen gönder” deyip hediye aldığı bir kitabı okumayan, bir türlü bitiremeyen, 6 ayda 50. sayfaya gelemeyen, ara ara sorulduğunda; “valla okuyacam abe!” deyip 40 tane mazeret sıralayanlara gelsin…) 1988’de Kulesi Askeri Lisesi’nden, PKK terörünün ve PKK ile amansız çarpışmaların zirvede olduğu 1992 yılında da Kara Harp Okulu’ndan mezun olan sayın generali, kitabın başında kendisini tanıttığı bölümden bir alıntı ile şöyle tanıtayım: “Yurt içinde Cudi, Gabar (Küpeli), Herekol (Yazlıca), Kaval ve Tandır dağları ile Besler Dereler’den Tunceli’nin zirvelerine, Diyarbakır ve Siirt kırsalından Hakkari’nin hudut karakollarına kadar terörle mücadelenin en çetin coğrafyalarında görev yapmış; sınır ötesinde ise Irak’ın kuzeyinde Zaho, Duhok, Erbil, Musul ve Kandil başta olmak üzere kritik operasyonlara bizzat katılmıştır. İran’daki müşterek özel keşif harekatlarında ve Suriye harekat alanında da aktif görevler üstlenmiş; Bosna ve Kıbrıs gibi bölgelerde de stratejik görevler icra etmiştir. Son olarak Şırnak/ Akçay’da konuşlu 6’ıncı Tugay Komutanı olarak görev yapmış; iki yıl boyunca Pençe-Kaplan Harekatı’nı başarıyla sevk
KursakMustafa Köse · Nergiz Yayınları · 20253 okunma