ilkayca1yorum

ilkayca1yorum
@ilkayca
Puan vermedi·234 syf.··
2022 11. kitabı
Alexandre Dumas (fils)...Kamelyalı Kadın... . Bir aşk hikayesi. Derinlerde yaşanan acı dolu duyguların hüküm sürdüğü, kavuşmanın kısa sürdüğü, ayrılığın yok oluşa kadar devam ettiği bir klasik. Eser Monto Cristo'nun yazarının evlilik dışı dünyaya gelmiş, aynı isme sahip oğlunun ilk romanı. Bu romandan elde ettiği gelirle terzi olan annesine yardımda bulunmuş. . Romanın gerçek bir hikaye olduğu söylenmiş. Yazılan mektuplar değiştirilmeden kitaba eklenmiş. Sürükleyici sade bir dili var. Okuması kolay, duygular romantik edebiyatının aktarabildiği kıvamda. Bir yosma ve saygın bir ailenin hukukçu oğlu arasındaki kıskançlık ve kör edilmiş bir aşkın sunumu. Kadının kamelyalarıyla tanınmış olması sebebiyle "Kamelyalı Kadın" adını alan kitap, edebi olarak tatmin edici. Konu bende hayranlık uyandırmadı. Bunun yanı sıra içinde nokta atışı yapılmış harika cümleler de var. Diologlar kurgusuz hayatın içinden. Ben de uyandırdığı düşünce: Soru: Aşk tüm geçmiş günahları temizler mi? Cevap: Aşkı maddi olguların arkasına atmış, bedenini satan bir kadını bile ona sunulan gerçek bir aşk tüm günahlarını temizleyebilir, onu asil ve adını dünyaya tanıtacak güçte bir kadın haline getirebilir. " Marguerite Gautier" artık adınızı yüzyıllardır bu yana kitabı okuyan her insan biliyor. #ilkaycabiryorum . . . . . . . #kitap #kitapyorumu #kitapyorum #kamelyalıkadın #klasikler
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

ilkayca1yorum

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2022 10. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.4/10 · 1.614 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2022 10. kitabı
Nazan Bekiroğlu.... Kelime Defteri... Kıskandım. Zihninizi, aceleciliğinizi. O aceleciliğin içindeki sakinliğinizi kıskandım. Evet bu duyguyu ilk defa bir kitapta kana kana hatta gözlerim kanaya kanaya ağlarcasına yaşadım. Ben yazacaktım o satırları. Evet yazmalıydım. Nadasa bıraktığım topraklarım var ve daha orada filiz vermesini düşlediğim çeşit çeşit tohumlar ellerimdeyken bunu bana yapmamalıydınız Sayın Bekiroğlu. . Kelimelere yüklediğiniz mânalar kadar farklı yüklentilerim var benim. Edindiğiniz ilginç bilgileri kaleme alırken, kendi yaşanmışlıklarınızı, kelime süzgecinizden geçirip yorumladıklarınızdan da var bende. Bir kumbaraya atar gibi, tek tek, sabırla biriktirdiklerim var benim. Evet! Ben yazmalıydım bu kitabı. Sonuna kadar benim kalemimden çıkmasını istediğim ender satırlar yazdıklarınız. Çok kıskandım. . Hala kıskançlığın zehri dolaşıyor damarlarımda. Okuduğum bunca denemeden sonra yazamamak korkutuyor beni. Oysa hiç yapay değildir yazdıklarım. Ben' dir. Hiçbir zaman ego olarak görmediğim ben. Bir buluta bakan onlarca kişinin, o bulutu farklı varlıklara benzetmeleri gibidir kelimelere bakışım. En güzel nesneyi görmeye çalışmak hiç olmadı yaptığım. Kuralı bilip kuralsızlığın sınırlarını zorlamaktı yaptığım ve o devrikliğin içinde hakiki kurala zarar vermeden dökmektir içimi. Ki hiçbir düşünce aklıma düm düz gelmemiştir. . Yazmalıydım bu kitabı. Hatta yazacaktım. Kumbaram dolunca kendimce bir sıraya koyup sunacaktım. Benim gözlerim, kalbim ile midemin arasında kaburgalarımın birbirine bağlandığı eklemli kemiklerin oralarda kırpıyor. Kelebeğin kanat çırpışlarına benzetilen o duygu benim kirpiklerimin yeri. Ve bugünlerde çok hızlı kırpıyordu gözlerim. Az kalmamıştı belki ama yakındı. Neden yaptınız ki bunu bana?.. . Bitmesin hiç bitmesin dediğim bir kitap.
Kelime DefteriNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20201,614 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2022 9. kitabı
Can Dündar.... Yüzyılın Aşkları... İkinci kez okuduğum en etkileyici kitaplardan. Sanırım ikinci kez okumaya ihtiyacım vardı. Hele ki bir önceki okumamdan sonra bu kitap bir anda elimde belirivermişti. Kadının ve erkeğin, aşklarının içinde oluşabilecek, gerçek halleri. İnsanlığın varoluşundan bu yana yaşayabileceği duyguları barından, bu topraklarda filizlenen, yanan, kavrulan, meyveler veren, bu meyvelerden bazılarını toprağa veren gerçek aşklar. Ya kavrulan yüreklerin bizlere mâl olmuş şiirleri, romanları, filmleri, şarkıları, resimleri, heykelleri, hapisleri, idamları, intiharları... Ya sadece bu sayfalarda okuyabildiğim mektupları, ihanetleri, dayakları, cinayetleri, suskunlukları, sırları... Ezbere bildiğiniz ve delicesine sevdalı olduğu karısına yazdığını düşündüğünüz bir şiirin aslında dayısının kızına yazılmış olduğunu öğrendiğiniz an oluşan duygularınızın tarifini tanımlaya çalıştığınız sayfalarda yıkılıyor insan. İntihara giden bir aşkı okurken öncesinde gözyaşlarıyla ıslanmış ve kurumuş bir mektubun üzerine gözyaşınızı bırakıyorsunuz. Aşkını doyasıya yaşayamadan, aradaki yaş farkının utancıyla haykırmadan sevdasını, müzikaller yazıp dilden dile dolaşan şarkıların bestesini ve sözünü yanyana hazırladığı kadını, kanserden bir anda kaybettiğinde sadece dört dakika ağlayacak gücünün kalmasına şaşırıyor, yüzünü hic görmeden nikahlandığı kadına deli gibi sevdalanıp ülkesinde uzaklarda gözlerini hayata yumanla ah çekiyorsunuz. Lanetli bir ailenin soyağacını lime lime edip yârinin bir başkasına kaymış olan yüreğiyle siz de yaniyor, aşkından hiç vazgeçmeden servetini, imajını, ana babasını, eğitimini bir çırpıda itip sevdiği adama kaçan kadına saygı duyuyorsunuz. Hepsi gerçek ve kaynaklarıyla gösterilen bu kitapta yer alan on sevda: Naciye-Enver Latife-Mustafa Kemal
Yüzyılın AşklarıCan Dündar · İmge Kitabevi · 20061,419 okunma