Nerdeyse bütün başarısızlıklarımızın ve talihsizliklerimizin bir tek sebebi vardır. Bu da irade zayıflığı, her çaba karşısında, özellikle de devamiyeti arz eden çaba karşısında, duyduğumuz korku hissidir. Pasifliğimiz, düşüncesizliğimiz ve enerjimizi nafile yitirmemiz insan doğası için tıpkı yerçekimi gibi doğal olan tembellik huyunun birçok isimlerinden biridir.
"Biz emaneti göklere, arza ve dağlara teklif ettik;
(fakat) onlar bunu yüklenmekten kaçındılar. Ondan (mesuliyetinden) korktular da onu insan yüklendi; doğrusu insan çok zâlim, çok cahildir. (Ahzab/72)”
Hz. Yusuf'a (as) elinde dünyanın hazineleri varken niçin aç kalıyorsun denildiğinde, doymaktan ve açın hâlini unutmaktan korkuyorum diye cevap vermiştir. Muhtaçların ve açların hatırlanması, açlığın faydalarından biridir. Çünkü bu durum insanı merhametli olmaya, canlıları doyurmaya ve Allah'ın (cc) mahlükatına karşı şefkatli olmaya çağırmaktadır. Toksa açın çektıği sıkıntıdan habersizdir.
Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurdu: "Çok yiyip içmek
suretiyle kalplerinizi öldürmeyin. Kalp ekin gibidir. Ekin üzerine su dökülmesiyle, kalp de çok yiyip içmekle ölür."