Şimdi yalnızca can sıkıntısı
ve açık pencereler vardır, rüzgarı içeri alır
kahraman tuzağa düşmüş ve kendini yok etmiştir.
Aşk, çok telefonlu uyku aralarında geçmiştir
ter, ter, ter aralarında
öpüldükçe yiten göğüs aralarında.
Aşk, piyastoslar ve eğlenceler arasında geçmiştir.
Şimdi yalnızca can sıkıntısı
ve açık pencereler vardır, deniz savrulmuş
su ayrışmış, rüzgar ve tuz olmuştur.
Kahraman tuzağa düşmüş,
kahraman güzel ve yiğittir,
aşk tek kişilik bir yatakta geçmiştir,
ten dokundukça çoğalmış, mekanlar silinmiştir.
Şimdi yalnızca can sıkıntısı
her
yer:
gece yarısı
kahraman ıssız ve bırakılmış
muhteşem ve bomboş bir aşk şantiyesi
öykü hep Roma'ya çıkmıştır.
Koşullarına yenik düşmeye yazgılı olan insan, çevresini saran ve tanımakta güçlük çektiği güçlerle sonuna dek savaşır. Özlediği şeyi gerçekleştiremeyen dram kişisinin durumu acıklıdır. Bu acıklı durum içinde direncini yitirmemesi, onurunu korumaya çalışması ile anlam kazanır. Dramatik olan, bireyin yaşamını sürdürmek için verdiği savaşımda görülmektedir
“Geçmiş jenerasyonlar yaşantımızı nasıl etkileyebilir” sorusunu sorarak başlatan bir kitap. Amacı ve başlangıçta uyandırdığı merak sebebiyle özgün bir kitap. İyi bir başlangıca sahip. İyi bir seyre ve iyi bir sona sahip olup olmadığı ise değerlendirilmemesi gereken bir kitap. Kullandığı dil ve anlattığı yaşam kesitleri bu kitabı okumak için başlıbaşına yeterli bir sebep.
Ayrıca bu dili yakın zamanda birine karşı kullandıysanız kitaptan daha çok etkileniyorsunuz. Yazar, roman kahramanına seslendiği paragrafları yazarken siz de aklınızda “o kişiyle” konuşuyorsunuz. O kişiyle, bu dili kullanarak yeniden konuşma fırsatı verdiğin için teşekkürler Sema kaygusuz.
Hayatımızda bulunan, bulunmayan, göç eden, terk eden, etmek üzere olan herkesin bir boşluğu var içimizde. Kitaptaki aralıksız serzeniş bu boşluğa. Onunla birlikte konuşuyoruz; ona, birilerine. Yüzünde bir yer aradığımız o kişiyle olan sohbet.
Son olarak yaşamımızdaki boşluğa ve açılan büyük gediğe kitaptan bir alıntı bırakayım:
Varlığını, varoluşa azmettirecek olan hislerin değil, boşluğundur.
Yüzünde Bir YerSema Kaygusuz · Metis Yayıncılık · 2021889 okunma
Lacan ve psikanalize dair giriş niteliğinde bir kitap. Psikanalitik feminizme dair bir şeyler aradım ama çok yetersiz buldum. Lacan’a feminist yaklaşımı güçlü olsun isterdim. Sadece son sayfalarda değiniliyor.