Balkan Tarihi Kısa Bir Giriş adıyla yayınlanan bu kitap, adında da belirtildiği üzere Balkan tarihi ile ilgili giriş düzeyinde özet bilgiler içermektedir. Kitap; Temel Kavramlar ve Önceden Bilinmesi Gerekenler, Avrupa’nın Tarihi Bir Bölgesi Olarak Balkanlar, Orta Çağ ve Türk Dönemi, Ulus Devlete Doğru ve 1945’ten Sonra Balkanlar olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümlerde Balkanlar adlandırması ve Balkan coğrafyasının Avrupa’daki yerine, demografik durumuna değinildikten sonra Orta Çağ ve Osmanlı dönemi boyunca Balkanlar tarihinde meydana gelen önemli tarihî hadiselere yer verilmiştir. Giriş mahiyetinde bir çalışma olduğu için Balkanlar’ın oldukça istikrarsız, sürekli iktidar mücadelesinin yaşandığı Orta Çağ dönemi ile ilgili oldukça öz ve özet bilgiler aktarılmıştır. Aynı durum hemen hemen Osmanlı dönemi için de geçerlidir. Fakat Osmanlı dönemi Orta Çağ'ın aksine Balkanlar'da uzun süreli sükûnetin sağlandığı nadir dönemlerden biridir. Bu dönemden bahsedilirken Pax-Ottotmanica-Müslüman Balkanlar (Osmanlı barışı) başlığının kullanılması da bunu açıkça göstermektedir. Kitapta Osmanlı fetihleriyle ilgili zaman zaman “işgal” gibi nitelemeler kullanılsa da olaylar ve olgular genel itibarıyla nesnel ve önyargıdan uzak bir gözle ortaya konmuştur. Nitekim kitapta Türk egemenliği dönemiyle ilgili olumlayıcı pek çok ifade bulmak da mümkündür. Örneğin yazar zorla Müslümanlaştırma, Osmanlı sonrası başarısızlıkların Osmanlı dönemine hamledilmesi gibi hususların yerel Balkan tarih yazımında abartıldığını söylemekten de çekinmemiştir.
Kitabın Ulus Devlete Doğru başlığını taşıyan bölümünde iki dünya savaşı arasında Balkan coğrafyasında yaşanan gelişmeler anlatılmıştır. Burada özellikle Balkan halklarının Avrupalı güçlerin sayesinde bağımsızlıklarını kazanmaları
Balkanlar'ın kendi tarihlerine yönelik barbarca müdahalesi, Bosna Savaşı sırasında Saraybosna'yı kuşattıklarında, Güneydoğu Avrupa'da Doğu'ya ait el yazmalarından ve kitaplardan oluşan koleksiyonların toplandığı merkezi noktalardan biri olan Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'ni ateşe veren Sırplar ve 9 Kasım 1993'te Mostar'da Neretva Nehri üzerindeki eski köprüyü (Stari most) hedefli top atışlarıyla yıkan Hırvat birliği tarafından bütün dünyanın gözleri önünde sergilenmiştir. Mimar Hayreddin tarafından 1557-1566 yılları arasında, yani dokuz yılda inşa edilen, Osmanlı döneminden kalma bu çok beğenilen köprü, Bosna'nın çok kültürlü ve çok dinli geçmişinin gözle görünür bir simgesi ve ortak tarihin taştan yapılmış bir anıtıydı.
19. ve 20. yüzyıllarda kendilerini azimle topraklarını yabancı etkilerin kalıntılarından temizlemeye adayan fanatik etno-milliyetçiler, paha biçilmez kültürel anıtların yok edilmesinden sorumlu olmakla kalmadılar, kendi dillerini yabancı sözcüklerden ve ödünçlemelerden arındırmak için son derece abartılı dilsel tasfiyelere de giriştiler.
Balkan Yarımadası'nın bazı bölgelerinde Osmanlı'dan kalma yapılar çoğu zaman ihmal yüzünden yok olmuş ya da Yunanistan'da olduğu gibi etnopolitik nedenlerle yıkılarak ortadan kaldırılmıştır.