Düşündüklerimize ve hissettiklerimize sahip olmakta zorlandığımız bir dünyada yaşıyoruz. Şehirde yaşayan bir insan yolda yürürken, otobüste giderken, alışverişini yaparken bir günde ortalama 3 bin reklama maruz kalıyor. Bir de televizyonda, internette, dergiler ve gazetelerde gördüğü reklamları da dahil edersek sayı ikiye, üçe katlanabilir. Hiç şüphesiz bu maruz kalma duygularını ve düşüncelerini etkiliyor hatta şekillendiriyor. Psikolojide buna maruz bırakılma etkisi (mere exposure effect) deniyor. Bir şeyi sebepsiz sevmeye başlıyoruz, kendimizi o marakaya veya o ürüne yakın hissediyoruz. Zihin ekonomik, rahat vs. diye mazeretler buluyor bu hislere ancak aslında bu yakınlık büyük oranda maruz bırakılma etkisinden kaynaklanıyor.