İlknur Demir

İlknur Demir
@ilknurdmr47
Çöplüğüm
Özel Güvenlik-Özel koruma-Hemşire
Sağlık meslek koleji
39 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·43 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
Halil Cibran'ın 2. eseri olma özelliğini taşıyan kitap aynı zamanda yazarın sanatının gelişmesinin de habercisidir. Eseri farklı bir tarzla kaleme alan yazarın anlatımda sergilediği ustalık okuyucuyu derinden etkiliyor. Neyin habercisi olduğunuza karar verme zamanı... "Gerçek olan şu ki: Biz her zaman kendi habercilerimizdik ve bundan sonra da her zaman kendi habercilerimiz olarak kalacağız. Topladıklarımızın ve toplayacaklarımızın hepsi el değmemiş tarlalarda hayat bulacaklar. Biz tarlalarda; hem çiftçi, hem toplanan, hem toplayanız. Sen siste dolanan bir arzu olduğun zamanlar ben de aynı siste dolanan bir arzu olarak oradaydım. Sonra birbirimize aktık ve isteklerimizden düşlerimiz doğdu. Ve o düşler sınırsız zamandı ve ölçüsüz boşluktu."
RüzgargülüHalil Cibran · Venedik Yayınları · 20213,124 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·222 syf.··
2022 68. kitabı
Sabahattin Ali, Anadolu halkını en iyi kaleme alan yazarlarımızdan bir tanesidir. Kitap çok akıcı ve sade bir dil ile yazılmıştır. Bir insan kendi kaderi dahil bütün kaderleri değiştirebilir. Bizim ana karakterimiz Yusuf da bir nevi kelebek etkisiydi... 1903 senesinde Aydın “Kuyucak” köyünde bir aile katliamı gerçekleşir. Bu katliamda Yusuf sağ çıkar. Olay yerine gelen Kaymakam, Yusuf'un farklı, soğukkanlı bir çocuk olduğunu anlar. İçten içe onu sever. Ve ailesiz kalan Yusuf'u evlatlık edinir. Lakin Kaymakamın karısı Yusuf'u istemez. Dedikoducu, kaba birisi olan Şahinde Hanım (kaymakamın karısı) Yusuf'u örseler. Ama bu durumu kabullenmek zorunda kalır. Bunun bedelini çok ağır ödetecek kadındır. Evin küçük kızı Muazzez vardır. Muazzez, Yusuf'un lafından çıkmaz. Kaymakam sürekli eve geç gelir, paragöz olan Şahinde hanım ise ‘gün’den ‘gün’e koşar. Hal böyle olunca Muazzez ve Yusuf’un birbirlerinden başka ailesi kalmaz. Kaymakam Selahattin Bey'in tayini çıkar ve başka yere gitmeleriyle Yusuf'un hayatı daha çok değişir... Olayın bu kısmından sonra ise devreye kıskançlık, aşk, para hırsı, mevki sahipliği giriyor. Bir çırpıda okuyup bitireceğiniz, sürükleyici ve acı dolu bir hikayeye hazır olun. Tavsiyemi sunar, bol kitaplı günler dilerim.
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,7bin okunma
Franz Kafka'nın başyapıtı. Yazarlar, kitaplarına kendilerinden bir şeyler kattıklarında daha kusursuz eserler ortaya çıkıyor. Tıpkı Dostoyevski'nin Kumarbaz’ı gibi. Christy Brown'un Sol Ayağım’ı gibi.  Mina Urgan'ın Bir Dinazorun Anıları kitabı gibi. Ve birçok usta kalemin yaptığı gibi bu kitap da Kafka'nın unutulmaz, kendisinden katarak yazdığı eseri olmuştur. ~ Bir sabah uyandınız ve artık böceksiniz. Bu bir kurgu değil.Bir masal, efsane değil. Bu Kafka'nın kendini nasıl hissettiği ile alakalı. ~ Kafka çocukluğundan beri baba baskısıyla büyütülmüş, kendisine her zaman “Güçsüz, çelimsiz, yardıma muhtaç” denmiştir. 'Babaya Mektup' kitabında somut cümleler ile kendini anlatıyordu. Ama bu kitap Kafka'nın artık ne hissettiği ile alakalı. Ve kendini ne gördüğü ile alakalı. #kafka artık kendini ''böcek'' gibi görüyordu. Ezilmeye mahkum, sert kabuklu, kimse tarafından sevilmeyen, pis bir böcek. ~ Kitabın ana karakteri Gregor Samsa değil Franz Kafka'dır. Hatta hikayede geçen kız kardeş karakteri, en sevdiği kız kardeşi 'Ottilie' bile olabilir. Çünkü araları çok iyiydi ve Kafka'yı sevip sayıyordu. Evin hizmetçisi bile Kafka'nın çocukken gördüğü hizmetçisi ile doğru orantılıdır. ~ Kitap, Gregor'un bir böceğe dönüşmesi ile başlar. Çekirdek ailesi ve hizmetçisi ile yaşayan bir adamdır. Grete (kitapta geçen kız kardeşi) ilk başlarda çok iyi davransa da dönüşüm sonlarına doğru ondan kurtulmak ister. Herkes üstüne gelir ve zamanla ondan tiksinirler. O ise sadece kirli kanatlarını çırpmakta, zorla hareket etmeye çalışmaktadır. Tıpkı gerçek yaşamı gibi... ~ Kitabın sonu Kafka'nın sonu ile uyuşmaz. Ama ruhu ve hissettikleri ile uyuşur. Çünkü Kafka verem onu öldürmeden önce, ruhu ölmüş birisiydi. Bu kitap ise onun ruhunun intiharının sesidir. ~ Keşke yaşamış olsaydı ve arkasında
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma
10/10
·160 syf.··
2023 49. kitabı
Edebiyat tarihimizin en çok ilgi görmüş kitaplarındandır. O kadar ilgi görmüştür ki, okuyan okumayan herkes kahve yanına bu kitabı koyup yayımlar olmuştur. Kitabı bu kadar özel kılan, özel bir anlatıma sahip olmasıdır. İlk sayfalarından itibaren sizi içine çeken bir hikaye vardır ve okudukça hem bu serüvene dahil oluyor hem de adeta film izliyor gibi kafanızda şekillendiriyorsunuz. E bir de aşk temalı olunca ülkece tadına doyamadık. Sadece aşk kitabı değil oysa ki. Derin bir anlam, sükunetin altında yatan ıztırap, psikolojik tahliller, beklenmedik sonlar... Kitap, Rasim'in işini kaybedip, iş aramasıyla başlıyor. Rasim, eski arkadaşı Hamdi Bey sayesinde bir iş bulur ve işe başlar. Raif Efendi isimli yaşlı bir adamla aynı odada çalışmaya başlarlar. Rasim bu yaşlı adamı oldukça merak ediyordu çünkü Raif Efendi çok az konuşuyor, patronu gelip onu azarladığında sesini çıkartmıyor, resim çiziyor, çekmecesinde duran kitabını okuyordu. Verilen işlerin her birini eksiksiz yerine getiren bu adama karşı Rasim Bey’in merakı iyice artıyordu. Bir gün Raif Efendi'nin hastalık haberini alır. Lakin işten geri kalmamalıdır. Bu yüzden Rasim Bey işi Raif Efendi'nin ayağına götürür ve evinin yolunu tutar. Evi gördüğü an Rasim iyice merak eder Raif Efendi'yi. Ev adeta curcuna, işe yaramaz insanlarla doludur. Herkes Raif Efendi'nin sırtından geçinir. Rasim, yaşlı Raif Efendi'nin haline üzülür ama bir yandan da iyice merak eder. Bu arada Raif Efendi’nin sağlık durumu hiç iyi değildir. Ve Rasim'e işyerindeki eşyalarını eve getirmesi için istekte bulunur. Rasim, Raif efendinin eşyalarını toparlarken, kara kaplı bir defter bulur ve merakına yenik düşerek okumaya başlar. Defter Raif Efendi’nin yaşamıdır. Raif, içine kapanık, pez az konuşan ve yalnız bir delikanlıdır. Tek sığındığı şey,
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,2bin okunma
7/10
·314 syf.··
2022 19. kitabı
Her yaş kesiminin, her yaşam tarzının mutlaka okuması gereken kitaptır. Çok farklı bir yaşam tarzı katacak, içsel bir yolculuğa çıkacaksınız. Ne kadar ''Denemeler'' dense de sadece deneme değil bir kişisel gelişim, benliğini bulma, hayatı sorgulama, evreni araştırma ve benzeri çok ufuk açıyor. ~• Aslında Montaigne için insan, tek bir şeye odaklanmamalı. Tek bir şeyden kasıt; tek bir ideolojiye, tek bir insana, bağımlı olduğu hayata, insani hislere takılı kalmamalı. İnsan her zaman kendini geliştirmeli, detaylarda yaşamalı. İnsan her zaman yaşadığı en ufak şeyden bir tecrübe, deneyim kazanmalı. İnsan takıntısız, kendine yetebilen, kendini arayan bir varlık olmalı. ~• Onun için ''dünyayı kurtarmak'' yok, kenara geçip izlemek ve felaket sonuçlarından bile deneyim çıkartmak vardır. Dogmatik olmak ona göre değildir lakin baktığımızda septik olmakta ona göre değildir. ''Amaca bağlı olmayan ruh, yolunu kaybeder.'' diyen Montaigne aynı zamanda ''Hayattan ne istediğimi bilmiyorum.'' diye haykırır da. ~• İnsani hazları ve insan denilen varlığın atomunu çözmüş bir bilgedir aslında. Bu kitabında da bunu ustalıkla bize sergilemiştir. Herkesin, her kesimin, her yaşın mutlaka okuması gereken kitaptır. “Hayatın neresinden tutsak kardır...” Diyebilmek için.
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma