Bazı gerçekler, sırf gerçek olduğu için, sırf var olduğu için bize aynı zamanda doğruymuş gibi görünebilir. Fakat var olan gerçek acaba bir takım belli doğruların sadık bir yansıması mıdır, yoksa gerçek dediğimiz olgular "doğru olma yanı" da yansıtabilir mi
Adeta Medine'de kalmıyor, cihâddan cihâda koşuyordu.
Bir zamanlar, Mekkeli müşrikler tarafından tekmelenen bu köle, İslâm'da şahsiyetini bulunca ordular komutanı oldu; daha önce kendisine işkence yapanlara karşı zaferler kazandı.
Tek tek Müslümanların mevcut olması durumuyla İslâm'ın kamu düzeni olarak uygulanması arasında bir mahiyet farkı olduğunu bilmek ve bu iki durumu birbirine karıştırmamak önem taşır.