Nataşa'nın belki babasından ona sirayet eden, bütün iyi kalpli insanlara has bir özelliği vardı. Karşısındakini daima olduğundan daha iyi görür, daha ilk bakışta büyük bir heyecana kapılarak onun güzelliklerini abartırdı.
Bu çeşit insanlar, hayal kırıklığı yaşamalarının nedeni yine kendileri olduğundan çok acı çekerlerdi. Ne diye onlarda olandan daha fazlasını umarlardı ki?
Böyle insanlar her an hayal kırıklığı tehlikesiyle karşılaşmaktansa, köşelerine çekilip dünyayla bağını koparmayı tercih ederler; çünkü bu en doğru olanıdır.
Köşelerini öyle severler ki zaman içinde iyice yabanileşmeye başlarlar.
İslam’da soy, toprak, kan, tarih birliği, büyük atada birleşme, siyasi sistem, iktisadi sınıf, coğrafi bölge, millet, kavim, taife, halk, nation ve toplum gibilerini oluşturan topluluk yerine “ümmet” gündeme gelmiştir.
Ümmet belirgin yol ve doğru hareket yolu demektir. Dolayısıyla İslam’da “İslam toplumu” veya insanlardan oluşan ve İslam temeli üzerine kurulmuş, topluluğun isimlendirmek için “ inancı bir, hedefi bir ve hareketi bir bireylerin Allah’a giden doğru ve belirgin yolda birlikte hareket etmek ve yürümek için ortak olmalarını” kurduğu toplumun temel ölçütü olarak belirlemiştir.