“İnsan, nihayetinde başını asla eğmediği bir hayat yaşamış olduğuna inansa bile, aşina olmadığı ama belki de kuşkulandığı acizliğin, çalılıktaki sürüngen misali pusuda beklediği ve daima ansızın belirebileceği bir kez daha ispatlanmıştı.”
“Onunla konuşmak, çok uzun sürmüş bir sürgüne son vermek gibiydi. Düşüncelerimiz birbirini takip ediyor, güneşki bir öğle sonrasındaki çocuklar misali birlikte oyunlar oynuyordu.”
“Hiç kapanmayan koskoca bir meseleydi dünya, iz bırakmadan hayatlar tükeniyordu. Nasıl olmuştu da bu sessiz ve umursamaz denizin yüzeyini yarıp geçebileceğimi düşünmüştüm?”