“Sevdiğiniz birinin gözlerinizin önünde hastalandığını, durumunun giderek kötüleştiğini görmek ve elinizden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmek: Ivan buna eşlik eden duyguları öyle iyi anlıyor ki.
…
Ivan’ın babası için hissettiklerinin artık gidecek bir yeri yok, sanki ifade edilemeden içinde sıkışıp kaldılar.”
“Yaşamım boyınca birçok yanılgıya düştüm. Bana çok acı çektiren yanlış işler yaptım. Hiçbirinden pişman değilim; çünkü yapılması gereken yanlışlardı bunlar. O yanlışları ancak yaptıktan sonra onlardan kurtulabildim.”
“O zamana dek Doktor Juvenal Urbino’yla ailesi, ölümü yalnızca başkalarının başına gelen bir felaket olarak algılamışlardı; başkalarının ana babalarının, başkalarının kardeşleriyle eşlerinin, ama kendilerinin değil.”
“Zaman geçtikçe, yavaş yavaş, bu işlemden usanacaktı. Zihinden bulup çıkarmak, tozunu almak, çoktan ölmüş ânı yeniden diriltmeye çalışmak giderek daha yorucu olacaktı. Ve işin doğrusu, bir gün, yıllar sonra bir gün gelecek, Leyla artık onu kaybettiğine ah vah etmeyecekti.”