“Bildiğimi sandığım her şey yanlışmış. Çocukken annemin sözü tartışmasızdı, kesinliği mutlaktı. Şimdi ben o zaman annemin olduğundan daha yaşlıyım ama çelişkilerle kafası karışmış tutarsız bir bileşkeyim. Bu dünyanın senin kadar acemisiyim, Denizci.”
Tam bir şeyi atlattım sanırken, nereden geliyorsa geliyor, ince bir kol gelip seni yakalıyor. Zamanı aşıp gelmiş bir acılar yumağı önünde açılıyor: Bunun sonu yok, Denizci. Bizler yürüyen mayınlarız.