Adarr İlonn

Adarr İlonn
@ilonn
Yaşamak çok zor. Uzun yaşamak. Tek başına yaşamak, zor, çok zor.
Sayfa 89 - Alfa Yayıncılık
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Koridorun ucundaki ışığı görüyor musun? Tabii görüyorum. Öyleyse niçin yazmıyorsun?
Sayfa 71 - Alfa Yayıncılık
Hayat soğudu. Hava soğudu mu dedin? Hayır, soğuyan hayat. Yaraların mı sızlıyor? Yaralarım, evet. Dayanılır gibi değil, öyle mi? Evet, aynen. Zavallı insan. Bunun insanlıkla ne ilgisi var? Peki neyle ilgisi var? Yaralarımla. Yalnıza o kapanmak bilmeyen,gövdemi kemiren yaralarımla.
Sayfa 51 - Alfa Yayıncılık
Yeterli
Bir sıcak çorbam olsun, bir de saman döşeğim. Ses olmasın, gürültü olmasın, kimseler kapımı çalmasın, ya da çalacaksa hiç beklemediğim, ömrümde yüzünü görmediğim bir kişi çalsın. Küpümde suyum, ya da daha iyisi, fıçımda şarabım olsun. Biraz da unum. Biraz da tuzum. Bir-iki çeki de odunum. Sözcükler olmasa da olur. Hecelerle yazarım. Heceler olmasa da olur. Horozun ötüşü. Eşeğin anırması. Köpeğin havlaması. Atın kişnemesi. Suyun şırıltısı. Yağmur dam-dam-damlası. Tüm bunlar yeter. Gerçekten mi? Evet, evet. Yeter de artar bile.
Sayfa 45 - Alfa Yayıncılık
Yol
Doğrusu, alacakaranlıkta uçan kuşları severim. Özellikle bir göl kıyısında. Hiç değilse bir havuz başında. Bir zamanlar, böylesi günbatımı görünümlerini benimle paylaşan bir sevdiğim vardı. O, nicedir yok. Kuşlar da yok. Zaten ben de,ne bir göl kıyısındayım, ne de havuz başında. Bir ormanda ilerlemeye, yolumu bulmaya çalışıyorum. Kim bilir, belki de geriliyorum. Aslında, öyle ya da böyle, beni şaşırtan ya da korkutan bir şey yok yeryüzünde. Dolayısıyla yolumu bulmamın ya da bulamamamın da bir anlamı yok.
Sayfa 44 - Alfa Yayınvılık