Puan vermedi·192 syf.··
2025 4. kitabı
Çoğu zaman alışveriş yaparken, yemek sipariş verirken ya da iş değiştirmek gibi daha büyük kararlar verirken zorlanıyoruz ve karar verme süremiz artıyor, dolayısıyla da verdiğimiz kararın sonucundan tatmin olma oranımız azalıyor. Kitap, bu kararsızlık anlarımızda, sistematik şekilde doğru kararlar vermek için 50 model anlatıyor. Seçeneğin artı ve eksi yanları yerine çok boyutlu düşünmek için modeller var. Fakat bir süre sonra, tüm modeller birbirine benzemeye başlıyor. 2x2'lik matris yerine 4x4, 8x2, 5x3 gibi farklı kombinasyonlarla karşımıza çıkıyor. Artı ve eksi yanlar gibi 2boyutlu düşünmek yerine çok boyutlu düşünmeden kastım buydu. Ana fikri aldıktan sonra, kitap ilerledikçe tüm modeller aslında birbirlerinin daha da özelleştirilmiş hali gibi geliyor. O yüzden kitabın başlangıcında tatmin olarak ilerlerken, artık sonlarına doğru hızlıca ve üzerinde çok da düşünmeden durdum. Ayrıca bu kitabın "the kitap yayınların"'dan çıkan sürümünde bolca nokta ve virgül eksikliği var. Cümleleri okurken, noktalama işaretlerini kafamda kendim yerleştirip tekrar okumak zorunda kaldım ve bir hayli sinirlendirdi. Kitapta altını çizdiğim bazı önemli yerler - Sadece büyük değil, günlük kararlarda da zorlanıyoruz. Seçeneklerimizi sınıflandırmamıza, analiz etmemize ve tartmamıza, başka bir deyişle karar vermemize yardımcı olacak model ve yöntemler - Amerika vs Avrupa methodu. Amerikalılar, deneme yanılma yaklaşımına meyillidirler, bir şey yaparlar, başarısız olurlar, bundan bir ders çıkarıp tekrar denerler. Avrupalılar, teoriler edinerek başlamayı ve sonra denemeyi tercih ederler. - Nasıl verimli çalışılır? Eisenhower matrisi ABD başkanı eisenhower methodu ile, önemli olanla acil olanı birbirinden ayırt etmeyi öğreneceksiniz. Acil ve önemlileri hemen yapın, acil ama önemli
Karar KitabıMikael Krogerus · The Kitap · 2019209 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 10:00
𝑯𝒖𝒛𝒖𝒓𝒖𝒏 Ş𝒊𝒇𝒓𝒆𝒔𝒊: 𝑨𝒊𝒍𝒆 𝘏𝘦𝘱 𝘮𝘶𝘵𝘭𝘶 𝘦𝘥𝘪𝘭𝘮𝘦𝘺𝘪 𝘣𝘦𝘬𝘭𝘦𝘮𝘦𝘺𝘪𝘯. 𝘔𝘶𝘵𝘭𝘶 𝘦𝘵𝘮𝘦𝘺𝘪 𝘣𝘪𝘭𝘪𝘯. Ahmet Yılmaz’ın kaleme aldığı Birgençlik Yayınlarından çıkan “HUZURUN ŞİFRESİ: AİLE” kitabı ile geldim. Dinin devre dışı tutulduğu bu ahir zamanda boşanmaların ve mutsuz ailelerin nedenlerini açıklayan çok güzel bir eser okudum. Biz Türk toplumu için aile kavramı çok önemlidir. Memleketimizin yükselmesi ve güzel nesiller yetişmesini sağlayan bir kavramdır. Ailede düzenin nasıl sağlanacağını ayet ve hadisler ile bize yol göstermektedir. İçerisinde aile kavramı ile bir çok konu başlığı ele alınmış. Ailede yaşanılan sıkıntılar ve çözüm yolları anlatılıyor. Yazarımız samimi bir kalem ile yazmış bazı satırlarında tebessüm ettim. Okadar güzel tespitleri varki mutlaka okuyun ve hayatınızda uygulayın derim. Herkesin anlayabileceği bir dil ile yazılmış. Bir çok sayfanın altını çizdim ve defterime bol alıntılar yazdım. Kusur insanın kendisini kusursuz görmesidir. Kör adamın süslü hanımı olmaz. Evde yırtık pijamalarla da saadet sağlanmaz. Evlerimizin içerisinde “ Allah ne der!” düşüncesine dert edinirsek inanın bütün problemlerimizi çözeceğiz. Negatif düşüncelerle pozitif bir hayat yaşayamayız. Çünkü sürekli eleştiri ve hata arayanlar asla mutlu olamazlar. Yağmur nasıl kimseyi ayırt etmiyorsa güneş nasıl bütün bedenleri ıslatıyoruzsa biz de merhamet ve sevgimizi bütün insanlığa vermeliyiz. Evin erkeği eşini mutlu edecek olan olandır. Küçücük iltifatlar geri dönüşü çok büyük olacaktır. Unutmayınız ki bir babanın çocuğuna vereceği en güzel hediye hanımını yani o çocuğun annesini daha çok sevmektir. Bir milletin yükselmesi ancak çocukların güzel terbiye edilmesi ile mümkündür. Çocuklarımızı Hz. Ali’nin de buyurduğu gibi bulunduğumuz zamana göre değil gelecek zamana göre yetiştirmemiz hedef
Huzurun Şifresi: AileAhmet Yılmaz · Bir Gençlik Yayınları · 202514 okunma
Reklam
Linçleneceğimi biliyorum ama olsun
5/10
·560 syf.··
2025 38. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2025 11:06
Kapağı güzel diye aldım, fantastik sandım, Safir Koleji’nin züppe ve çöp kutusuna tekme atarak sevgi gösteren okul öncesi çocukları ile içsel hesaplaşmaya girdim. Ve şimdi kitaba 450 lira para veren ellerimle barışmam gerek. (+50 kargo da girdi) Ya biz bu kitabı en son wattpadde gördüğümüzde, yazar apar topar kitabı fantastiğe çevirmiş diye konuşmadık mı? Yoksa ben mi gerçeklikle hayal gücümün çapraz ateşinde kaldım, aydınlatırsanız sevinirim. Birkaç kişiyle birlikte bu soruya yanıt arıyoruz. Şimdi Serçeler Ağladığında 'yı biraz gömeceğim. Kitaptaki astronomik miktardaki küfürlere rağmen, incelememde küfür etmek istediğim yerleri sansürleyeceğim. Edebi bir sadakatten değil, elit tanıdıklar görmesin diye. Eğer bu kitaba 10 puan verip kalbinizin orta yerine koymuşsanız, incelemenin sadece sonunu okuyun. Konuya gelirsek... Doğru düzgün konuşamayan kızımız Talya ve ona “Konuşamayan kızın teki” diyen erkeğimizi okuğumuz bu kitap, yasak elmanın vitamini kabuğunda olan kırmızı elması, soyunma kabinine kapatılan kız, öğretmen eşleştirmesi ile beraber ödev yapan çiftler ve sapık eski sevgiliyi anlatıyor. Talya Hazar’ı seviyor (ex) Hazar da bazen iyi, bazen kötü davranıyor. Sonra gizli numaradan psikolojik şiddet başlıyor. Bir de Gazel HANVEZİR var (adı sanki Divan edebiyatından fırlayıp ttde fikir beyan etmeye gelmiş bir karakter gibi) Talya'nın ödev yaptığı, kendisini “Karanlık Lord” gibi hisseden esas oğlan. Yani kız Hazar'la duygusal manipülasyon oynarken, Gazel kalpkıran kişiliğiyle yanında hayat kurmaya çalışıyor. Dede ve baba konuları öyle tuhaf ki, soy ağacını çizmeye kalksak iç içe geçmiş bir spagettiden başka şey çıkmaz. Hem dedesi hem babası aynı kişi olan birini düşünün... Kitabın içinde meta cringe diyaloglar vardı ve bazıları nefesimi kesti. “Bok gibi göründüğümü daha
Serçeler AğladığındaBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 2025244 okunma
Beyaz Tavşanlar Ülkesinde
10/10
·100 syf.··
2025 180. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2025 16:12
İnsan, ne kadar güzel, yetenekli ve sevilmeye değer olsa da eğer çevresi ona hak ettiği değeri vermiyorsa değişmesi gereken kişi değil, çevresiydi. Herkese merhaba bugün sizlere Pembişin hikayesi ile geldim. Pembiş beyaz tavşanlar ülkesinde doğan ve o ülkedeki her tavşandan farklı olan bir tavşandı. Aslında tek fark Pembişin diğer tavşanlar gibi beyaz değil pespembe tüylerinin olmasıydı. Pembiş diğer tavşanlar tarafından kabul görmüyordu. Bu duruma üzülen ailesi Pembişi de alarak beyaz tavşanlar ülkesinden ayrıldı. Pembişi gören diğer hayvanlar ona güzel iltifatlar ettiler. Pembiş kendi değerinin farkına vardı. Öncelikle farklılıkların da güzel olduğunu vurgulayan oldukça güzel bir kitaptı. Kitabın resimleri çok güzeldi. Bu kitabın asıl öğretisi farklılıkların bir kusur değil bir değer olduğunu öğretmekti. Çocuklar için oldukça öğretici bir kitap olmuş. Çocuk kitapları konusunda hassas olan anneler için gönül rahatlığıyla alınabilecek güzel bir kitap. Okuyacak olan tüm çocuklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum 🩷
Alıntı
Beyaz Tavşanlar ÜlkesiAynur Bayram · Mahlas Yayınları · 20252 okunma
Lahza'nın karanlık yüzü
2/10
·464 syf.··
2025 1. kitabı
Kitabın dili güzeldi, bazen gereksiz betimlemeler vardı ama çok değildi. Kitap kendini okutuyor, evet ama beni sinir eden kitaptaki olaylar. Yazarın olayları anlatma şekli de güzeldi, onda da bir sıkıntı yok. Baş kadın karakter Mahru: bana göre asla dişli bir karakter değil. Her şeye ağlaması ayrı bir olay ya. Çakır, Mahru'ya “Sana taş atana gülle gidiyorsun, hiç mi kendini düşünmezsin?” diyor. Bu bana göre enayilik ya. Mahru’nun bir duruşu olması gerekiyor, o duruş yok kızda, o özgüven yok. Ağırlığını verememiş Çakır’a maalesef. Sevdiğin adam iki gün ortadan kaybolunca “Neredesin?” diye hesap sormak yerine hemen kollarına atlarsan, seni daha çok üzerler annem. Mahru tam bir Watty kızıydı maaaaaalesef. Baş erkek karakter Çakır Seyhanlı: bana göre çok toxic birisi ya. Gel Mahru, git Mahru. Adam öldürdüm beni bekle Mahru, her yerde elim kolum var mahru. İki gün ortadan kaybolurum, hiçbir şeyi sorgulama mahru. Adam böyle resmen. Söz verir tutamaz, boş şeyler söyler. Güzel seviyorsun kardeşim evet ama boş konuşma ya, kafamızı şişirdin yeminle. (Bazen güzel iltifatlar ediyor, yalan yok.) Böyle toxic bir adamla ne işin var be kızım? Kendi evleneceği günden 1 hafta önce cinayet işleyen birisi neden Mahru’ya “Beni terk ettin” der ki? İlk burada gıcık kaptım Çakır’a. Kitapta en çok sinir olduğum şeylerden birisi Mahru’nun Çakır’a “Siktir git hayatımdan aamk” diyememesiydi. Böyle deseydin şu an mutluyduk salak kız. Aynı zamanda beni rahatsız eden diğer durum da: kitapta ağır bir şey yaşanıyor ve Çakır ortada olmuyor. Kafayı yersin ya. Bir intikam peşine düşüyor. Bir dur, sevdiğin kadına sarıl, özür dile ama yok işte. Sonra yüzüm yoktu gelmeye falan diyor. olacak. Gelecek özrünü dileyeceksin o kızın omzunda ağlayacaksın. Ama böyle olmuyo tabi. SINIR BOZUCU. Çakır’dan şu
Lahza 1 - Mah ve ŞerHümeyra · Dokuz Yayınları · 2022718 okunma
Puan vermedi·438 syf.··
2025 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2025 21:40
Bir okur olarak okumakta oldukça geç kaldığım bir seri. Bu sene de ertelememek adına hemen ilk kitapla başladım. Kendimi Çukurova’nın sarı sıcağının büyüsüne bıraktım. İnce Memed, edebiyatımızın en önemli eserlerinden biri. Kırktan fazla dile çevrilmiş. Tüm seri otuz küsür yılda tamamlanmış. Romanda, Çukurova halkının ağalığa karşı mücadelesi anlatılıyor. Halk sefalet içinde, toprakları ağaların himayesinde, baskı zulüm altında. “Ne de iyi insanlar var şu yeryüzünde.” “Ne de zalim, ne de melun insanlar var şu yeryüzünde.” Beş köye hakimiyet kuran Abdi Ağa’nın zulmüne boyun eğmeyip isyan eden, anası ve sevdiği kızdan başka kimsesi olmayan delikanlı bir çocuğun hikayesini, devleşmesini arka planda dönemi, toplum yapısını yansıtarak kaleme almış Yaşar Kemal. İlk sayfadan itibaren okuru içine alıp sayfalarca sürükleyecek kadar akıcı. Betimlemeler muhteşem. Coğrafya olarak aşina olmadığım bir bölgeyi iliklerime kadar yaşadım. Şu cümleyi özellikle not almışım. “Bu, sarp yerlerin insanının yürüyüşüydü. Sarp yerlerin insanları adım atarken ayaklarını havaya fazla kaldırırlar. Dizleri hizasına kadar. sonra ihtiyatlı, korka korka indirirler. Buna alışmışlardır. halbuki, ova insanları tam aksinedir. Ayaklarını yerde sürürcesine giderler.” Böylesi tasvirlere hayran kaldım. Yaşar Kemal’in cümlelerini okuyup da çakır dikeninin bacaklarınıza batmaması, Çukurova’nın toprağını, sıcağını hissetmemeniz, o çorbanın kokusunun burnunuza gelmemesi imkansız. Her bir karakter ayrı sağlam, ayrı özel, romanı bir bütün olarak tamamlayan önemli unsurlardan. İnce Memed, gözbebeklerindeki o ince pırıltıyla bir umudun hikayesi.. “İnce Memed dedikleri bir sabi çocuk. Ama tepeden tırnağa yürek…” Yaşar Kemal’in dediği gibi “İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.”
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,4bin okunma
Reklam
Reklam