İlayda

Memed dağlara çıktı. Memed savaştı. Başına türlü işler geldi. Aç kaldı, susuz kaldı, hastalandı, kaçtı kovaladı ama Mustafa'nın ayakkabısını unutmadı. Ayakkabıyı kimseye ısmarlayıp getirtmedi de, gidip ulu Maraş bedesteninden Mustafa'nın ayakkabısını kendi elceğiziyle alacaktı. Ayakkabıyı almak için Berit dağından ta Maraş'a gitti, alıp döndü ve bu ayakkabıyı aylarca bir kutsal emanet gibi yanında taşıdı. "İşte Memed böyle bir Memeddir."
Sayfa 258 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Ernest bu tür yardımların bir işe yaramayan çareler olduğunu, sefaletin bir ülsere benzediğini, yardımlarla ağrıyı azaltmanın değil, yaranın kökünden kazınması gerektiğini söylüyordu haklı olarak.
Sayfa 190 - Alfa·Kitabı okudu
Edebiyat
Toplum mekanizması onu yok etmeye kararlı insanların ellerinde bulunuyordu.
Sayfa 177 - Alfa·Kitabı okudu
Edebiyat
Siz başkalarını küçük küçük yolmak istiyorsunuz ve bunun özgürlük arzusu olduğuna kendinizi inandırmışsınız. Sizler doymak bilmeyen oburlarsınız, ama cümlelerinizin büyüsüyle vatanseverlik yaptığınıza inanıyorsunuz.
Sayfa 130 - Alfa·Kitabı okudu
Edebiyat
Başkalarını sömürerek kâr yapmayı sevdiğinizi, bu gürültüyü başkaları sizi sömürerek para kazandığı için kopardığınızı itiraf etmiyorsunuz.
Sayfa 129 - Alfa·Kitabı okudu
Edebiyat