Gece, aşkla yaralanmış bir fikir gibi hem gamlı, hem karanlıktı. Yıldızlar şüphelerin karanlığa düşen gerçek şimşekleri gibi, parça parça bulutlar arasında bazen görünür, bazen görünmezdi.
İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar. Yine her adımda mezara bir adım daha yaklaşır. ( Nitekim her nefesi hayatı uzatmak için alır. Yine her nefeste hayatından bir nefeslik zamanı azalır.)
Her işaretten birçok sonuç çıkarmaya uğraşıyordu. Fakat kafa yordukça çözümünü aradığı bilmece zorlaşır, bilmece zorlaştıkça zihnindeki yorgunluk artar, hayali ise bu kısır döngü içinde şaşkın şaşkın dolaşır dururdu.