Ve böylece bu ömür, bu ömür her dakika,
Bir buz parçası gibi kendinden eriyecek.
Semada yıldızlardan, yerde kurtlardan başka,
Yaşayıp öldüğümü kimseler bilmeyecek!
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içimde
Kavrulup gidiyorum.
Pervasız serçe gibi hep ganimet peşinde
Savrulup gidiyorum.
Bir kış güneşi gibi bulutların esiri,
Görünüp gidiyorum.
Ne belli bir yerim var, ne de sevdiğim biri,
Sürünüp gidiyorum.