"Keyif = Biradır. Sıkıntı = Sefere çıkmaktır."
Mezopotamya atasözü, MÖ 2000 civarı.
"Bütünüyle hoşnut bir adamın ağzı birayla doludur."
Mısır atasözü, MÖ 2200 civarı.
Yanımda hayat mahsulü namına sahip olduğum çocuklarımdan biri var. Yorganı düşmüş: Yüzükoyun, başı yastıktan aşağıda, bir eli sinesi altına gizlenmiş, bir bacağı diğerinin üzerine gelmiş, nefesi işitiliyor. Bu manzara beni titretir. Cihana ümit etmenin cefasını çekecek birini getirdiğime üzülürüm. Öyle ya! Ne yapacak? O da babası gibi büyük bir girdabın içinde dönecek değil mi? Düşmek, yuvarlanmak, ağlamak, düşünmek bu hayata mahsus olan mutlak değişimlerden değil mi? Toprak olduğum zaman ihtimal ki evde benim gibi düşünecektir. Fakat neye yarar? O benim çürümüş kemiklerimi görmeye geldiği zaman ağlayacak, düşünecek, bir gün o da ıstırap döşeğine düşecek, hayatının bir noktası artık ebediyete dönen gözleri önünde bir gösteri gibi hızla aktıktan sonra o da benim yuvarlandığım o eski çukura yuvarlanacak, değil mi? Bu ardı arkası kesilmeyen takip, bu birbiri ardınca geliş hayatın gereğidir.
Sayfa 37 - İş Bankası Kültür Yayınları - 2. basım (Haziran, 2024)·Kitabı okudu
gaipten bir ses şevkimi tazeleyerek "leyse lil-insâni illà mâ sa'y" okur.
leyse lil-insâni illa mâ sa'y: İnsan ancak gayretinin sonucunu elde eder. (Necm, 39)
Sayfa 26 - İş Bankası Kültür Yayınları - 2. basım (Haziran, 2024)·Kitabı okudu