Bir kitabı okumaya başlarken yaşadığım en büyük yanılgı: Popüler olduğu veya önemli bir edebi eser olduğu için o kitabı seveceğimi sanmak.
Kitapta dört ana karakter bulunuyor. Bunlardan ilki Hükümdar Gündoğdu (Kün-Togdı). Kendisi, adaletiyle tanınan ve halkı tarafından çok sevilen bir hükümdar. Bu hükümdarın ününü duyan ikinci karakter Aydoğdu (Ay-Toldı) ise bilgisine güvenerek hükümdarın şehrine geliyor ve sarayda çalışmaya başlıyor. Kitap uzun bir süre boyunca bu ikilinin diyalogları ile ilerliyor. Ancak yaşlanan Aydoğdu vefat ediyor ve vefatından önce Hükümdar Gündoğdu'ya henüz küçük olan ve yanında çok duramadığı oğlunu yetiştirmesini vasiyet ediyor. Buradan sonraki diyaloglar üçüncü karakterimiz ve aynı zamanda Aydoğdu'nun oğlu olan Ögdülmiş (Övülmüş) ve Hükümdar Gündoğdu arasında geçiyor. Ögdilmiş, hükümdarın gözetimi altında büyüyor ve onun sağ kolu oluyor. Ancak hükümdar bir süre sonra Ögdülmiş kadar bilgili, güvendiği ve sevdiği birinin ihtiyacını duyuyor ve bu sayede dördüncü karakterimiz olan Ogdurmış (Uyanmış) kitaba dahil oluyor.
Kitap; ilk mesnevi eserimiz, ilk siyasetnamemiz, İslamiyet'in kabulünden sonra yazılmış bilinen ilk eser ve ilk sembolik eserlerimizden. Ancak bunlara rağmen sevmediğim pek çok yanı olduki bunlardan ikisi okumamı çok zorlaştırdı.
Bunlardan ilki, kitabın kendisini sürekli tekrar etmesi. 6645 beyitten oluşuyor ama toplasanız 200 - 300 konu var. "Her konu bir beyitle mi anlatılsın yani?" tarzı bir eleştiri yapabilirsin ama bahsettiğim şey bu değil. Beyitler neredeyse aynı. Kitabı okumayı düşünen kişiler görecekler, bir cümle neredeyse 8 - 9 farklı şekilde yazılmış. Bu bir yerden sonra sizi çok sıkmaya başlıyor. "Kitap bu kadar uzun olmasa da olurmuş!" diye düşünmeye başlıyorsunuz.
Bir diğer kötü yanı, can sıkıcı düzeydeki kadın
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Ema Kitap · 20184,403 okunma