Başlık biraz absürt olsa da Agatha Christie kitaplarının sonu bana her zaman bunu söyletiyor. Bu zaman kadar katili asla bulamadığım için bu kitapta kendimce bir yöntem denemek istedim; tüm
"Bir kimse insan olsun ve göğsünde bir yürek bulunsun da hiçbir kimseyi sevmesin, bu olacak şey midir?"
Ahmet Mithat Efendi'den akıp giden ve benim yine çok sevdiğim müthiş bir kitap.
"Şifreli yazılarımı tuttuğum hatıra defterimi ve ilk şiirlerimi Macaristan'da bıraktım. Erkek kardeşlerimi, annemi babamı, haber bile vermeden, bir veda bile etmeden geride bıraktım. Ama hepsinden de önemlisi o gün, 1956'nın o Kasım sonu, bir halka olan aidiyetimi kesin olarak kaybettim."
Başlıkta yazan cümle, kitabın son cümlesi. Ve tek cümle bu hanımefendinin yazarlık kariyerini belki de özetliyor.
Agota Kristof'dan okuduğum bu ilk kitap, kendisinin hayatını anlatıyor. Savaş yüzünden ülkesinden ayrılışını, hiç bilmediği bir ülkede yeni bir dil öğrenmeye çalışmasını (fransızca) ve bu dilde okuma yazma dahi bilmezken bir yazar olmasını. Zor bir hayat ve müthiş bir azim.
Bu kitabı bana çok sevdiğim, hayatım boyunca öğretmen dendiğinde yüzü gözümün önüne gelecek edebiyat öğretmenim hediye etti. İlk sayfaya Emily Dickinson'dan bir alıntı bırakmış; "Sonsuzluk şimdilerden oluşur."
Bana göre bu kitap şimdiyi geciktirmeyen bir kadının öyküsü.
Cesaret ve ilham verici bir öykü.
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,685 okunma