Modern dünyanın eğitim anlayışı, parçalı ve indirgeyici bir zihinyapısı oluşturuyor. Uzmanlık da aslında günümüzde puzzle 'ın çok küçük bir parçası üzerinde çok fazla bilgi sahibi olmak anlamına geliyor. Uzmanlar sadece uzmanı oldukları o çok küçük parçanın dışındaki diğer parçalar hakkında ya hiç bilgi sahibi değiller, ya da yetersiz bir bilgileri var. Hayatı ve olanları anlamak için bu küçük bilgi parçacıklarını birleştirip bütünü görmeye çalışmak gerekiyor. Aksi takdirde, algı yönetmenleri ve manipülatörlerin kurbanı olmaktan kurtulmamız mümkün değildir.
Bütünü görmek sosyal ve siyasî hadiseleri doğru yorumlayabilmek için hayati bir önem taşır.
(...)
Algı yönetmenleri ve manipülatörler, kitleleri bütünden kopartarak, mikro bir dünyanın içine mahkûm etmeyi amaçlar.
Mesela diyelim ki şöyle bir sayı dizisi verilip, üç noktanın olduğu yere hangi sayının geleceği soruldu:
1,3,5,7,9,15,...
Eğer zihnimiz önceki sayıların arasındaki ilişkiye odaklanırsa boş yere 17 sayısının gelmesi gerektiğini söyler. Hâlbuki 15'e kadar dwvam eden 2 artma kuralı, bu sayıdan itibaren değişip 4 artma kuralına uygun ilerleyebilir: 19,23,27... Yani 15'ten sonra neyin geleceği kararı sadece 15'ten önceki sayıların kendi arasındaki ilişkilere bakılarak verilmemelidir.
Zihnin bu hatalı muhakemeye eğiliminden faydalanan Batı yıllarca ülkemizde "Araplara güvenmeyin, onlar sizi arkadan vurdu; İran'a güvenmeyin, onlar sizin tarihî düşmanınız!" propagandasını etkili bir şekilde kullanmışlardır. Geçmişte Araplar'ın Osmanlı'ya karşı ayaklanmış olması, ya da İran'ın Osmanlı'ya rekabeti dikkate alınacak bir husus olabilir ama bugünkü Arapların ve İranlıların tavrı bugünün şartları ve bağlamında yeniden değerlendirilmelidir. Sadece geçmişin bilgisiyle bugünü değerlendirmenin hatalı sonuçlara yol açabileceğini Kur'an'da da vurgulanmaktadır. "Biz atalarımızı bulduğumuz yoldan geri dönmeyiz." diyen Müşriklere Kur'an şu soruyu yöneltmektedir: "Ya atalarınız yanlış yolda idiyse?"
BM, AB gibi uluslararası güç mekanizmalarına sahip birlikler eşcinselliğe ilişkin eleştirel yaklaşımlarını "ayrımcılık", "nefret söylemi" ve "homofobi" kavramlarıyla baskılamaktadır. Pedofiliklerin bile örgütlenme özgürlüğünü savunan bu yaklaşım, dayatıcı fiyatlandırma tekniğiyle halkı tek yönlü manüplatif bilgiye mahkûm ederek, bilgilenme özgürlüğünü elinden almaktadır.