Hayvanlarla hiç
anlaşamam, konuşmaya başlamamış çocuklarla da öyle. Sanki ruhları dilsizdir. Onlardan
nefret etmem, ama onlarla pazarlık etmeyi öğrenemediğimden varlıklarına da
katlanamam. Bir erkeğin, köpeğiyle, karısıyla olduğundan daha iyi anlaşması, ona belli
saatlerde yiyip içip aptese çıkmasını, sorulara karşılık vermesini, acılarını paylaşmasını
öğretmesi bana doğaya aykırı gibi gelir.
İşin doğrusu, ilk
değişiklikler o kadar ağır gerçekleşiyor ki, insan farkına bile varmıyor ve içinden kendisini
her zaman olduğu gibi görüyor, oysa başkaları o değişiklikleri dışarıdan fark ediyorlar.