“Günler Aylar Yıllar” benim için keyifli bir okuma oldu. En çok hoşuma giden tarafı, karakterin azmi ve yalnızlıkla mücadelesinin samimi bir şekilde anlatılmasıydı. Okurken zaman zaman kendimi onun yerine koydum ve hissettiklerini anlayabildim. Yalnızlık duygusu abartılmadan, doğal bir şekilde verilmiş. Aynı şekilde pes etmeme hali de insanı motive ediyor.
Kitabın dili sade ve akıcı, bu da okumayı kolaylaştırıyor. Olaylardan çok duygular ön planda olduğu için biraz yavaş ilerliyor ama bu bence kitabın ruhuna yakışıyor. Bazı yerlerde durup düşünmek istedim. Çok büyük olaylar olmasa da insanın içine dokunan bir tarafı var.
Genel olarak abartısız, içten ve düşündüren bir kitap. Özellikle azim ve yalnızlık temalarını sevenler için güzel bir okuma deneyimi sunuyor.
Kitaba puanım: 8/10
Necip Fazıl’ın O ve Ben kitabı, aslında bir adamın "hayatım o günden sonra tamamen değişti" dediği o büyük kırılma noktasını anlatıyor. Yazar, kitabın ilk yarısında Paris sokaklarında geçen, biraz başıboş ve huzursuz gençlik yıllarını tüm açıklığıyla önümüze seriyor. İçindeki o bitmek bilmeyen boşluk hissini ve arayışını okurken, aslında hepimizin zaman zaman hissettiği o "hayatın anlamı ne?" sorusunu duyabiliyoruz.
Sonrasında ise hayatının rotasını değiştiren o meşhur karşılaşma geliyor. Bu bölümden itibaren kitap, sadece bir biyografi olmaktan çıkıp manevi bir uyanış hikayesine dönüşüyor. Yazar, eski haliyle acımasızca hesaplaşırken dürüstlükten hiç ödün vermiyor. Kibrini, korkularını ve zihnindeki fırtınaların nasıl dindiğini o kadar samimi anlatıyor ki, kendinizi bir dostunuzun iç dökümünü dinler gibi hissediyorsunuz. Eğer bir insanın ruhsal olarak nasıl baştan aşağı yenilenebileceğini merak ediyorsanız, bu sarsıcı yolculuğa kesinlikle göz atmalısınız.
Kitaba puanım: 9/10