Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Tüm hayvanların en zekisi, iyiliğin ne demek olduğunu bilen insanoğluna bir baskı yöntemi uygulayarak onu otomatik işleyen bir makine haline getirenlere kılıç kadar keskin olan kalemimle saldırmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum.."
Herkese iyi geceler dilerim. Bu gecenin kitabı Otomatik Portakal. Kitap karakterimiz 15 yaşında Alex adında bir çocuk. Ama yaptıklarını okusanız 15 yaşında birinin bunları yaptığına asla inanamazsınız. Gasp, hırsızlık ve tecavüz. Ne ararsanız var. En son işlediği suçtan sonra yakalanıp hapse giriyor. Buradan çıkmak için yollar arıyor. Devlet o dönemde yeni bir proje başlatıyor. Alex de bu projeye kobay olarak seçiliyor. Açıkçası yaptıklarının cezasını çekmeye başladığında hiç üzülmedim. Çünkü yaptıkları gerçekten çok iğrenç şeylerdi ve bir şekilde ceza çekmeliydi. Bir insanın bu kadar kötü düşünebileceğine ve düşündüklerini yapabileceğine inanmak istemiyorum. Ama ne yazık ki ülkemizde daha beterleri oluyor. Her gün kadın cinayeti haberleri okuyoruz. Bunların en yakın zamanda son bulmasını temenni ediyorum. Alex'e dönersek bu proje sonunda elinden seçme hakkı alınmış hale geliyor. Sizce Alex iyiyi ya da kötüyü ayırt edebilecek mi? Özgür iradesiyle kaderini seçebilecek mi? Bu soruların hepsi kitabın içinde. Bu kitabı beğenip beğenmemek arasında kaldım. Akıcı bir kitaptı. Yer yer argo sözcükler kullanılmıştı. Sanırım saf kötü karakterleri olan kitaplara pek ısınmıyorum. Otomatik Portakal benim için değişik bir kitaptı.