Hüzün; yüreğin, ruhun terbiyecisi. Hüzün; direnen bir dilin yaşam kaynağı. Hüzün; en çıplak, en ince, en yalın duyguların yaşandığı mekan. Hüzün; acıyı, ezikliği, sıkışmışlığı, şaşkınlığı, yenilgiyi, kaybetmeyi ve çaresizliği yaşayan insanın anayurdu.
Hüzün; Rıfatê Darể'nin gözlerindeki yaş.
Evet, kelam, o loş, kuytu, küflü köşede bir hayat kaynağı, bir enerji ve güç odağı, bir direniş ocağı oldu. Kelam, orada, bir korkuyu cesarete, bir yıkılmışlığı direnişe, bir yok oluşu umuda dönüştürdü.